anlamayanlarla anlayamayanların masalı

Anlatmakla anlaşılmak arasındaki uçurumun derinliği beni bazen hayattan bezdiriyor… Sanki aynı dili konuşan uzaylılarız karşımdakiyle ve kelimeler aynı olsa da hepsi birer başka anlam içeriyor. Sanki suya koşan vahşi hayvan sürüleri geçiyor onun anlam dünyasıyla benimkinin arasından. Sanki alternatif evrenlerde nefes alıyor ciğerlerimiz. Sanki saat kolları terse dönerken zaman başka yöne akıyor dünyalarımızda. Kısacası tam […]

bu doğruysa gerçek ne?

Bazen gerçek, içinde kollarını tüm gücüyle iki yana sallayarak bağırır! “Buradayım! Bak, bak burada! Duy beni! Anla beni! Kurtar beni! Kendini!” Gerçek, gerçek de olsa çoğunlukla tanınmaya muhtaçtır çünkü. Fark edilmeye, kabul edilmeye, ağızdan ağıza yayılmaya ve zihinlerde yer etmeye ihtiyaç duyar. Yaşayan diğer canlılarla ortak bir an inşa etmek için şarttır bu. Gerçeğin, yalanla […]

kendimle barış anlaşması

Şu yaşıma geldim bu dünyada bir insanın diğer insan kardeşleriyle insanca yaşayabilmesi için önce kendisiyle barışmasının olmazsa olmaz koşullardan biri olduğuna karar verdim. Verdin de ne oldu diyebilirsiniz. Sen barıştın mı kendinle ya da barıştırdıkların oldu mu? Yok. Henüz gelmedi elden maalesef. Yapılacaklar listesine ekledim ve ilhamı bekledim.  Yükleniyor, yükleniyor, hala daha yükleniyor… Öte yandan […]

“toplumu toplum yapan çektiği ortak yastır”

Ağzına sağlık Dr. Agah Aydın’ın. İyi eğitilmiş aklına, samimiyetle akan cümlelerine, sağduyusuna, deneyimine, vicdanına, en çok da lafı eveleyip gevelemeden hakkıyla söyleyen alnından öpülesi insanlığına sağlık. Ne zamandır düşündüğüm bir konuya bilimsel bir boyut ve anlam katıverdi: “Toplumu toplum yapan çektiği ortak yastır.”  İnsanı insanı yapan çektiği acıdır gerçekten de. Bana sorsan insan ham gelir, […]

karar versen bi dert, vermesen kaç

Büyük kararlar vermekten oldum olası nefret ederim. Çünkü kararı verene kadar kozlar senin elindedir oysa kararı verdiğin anda kontrol senden çıkar. Ve o saniyeden itibaren senin karara sözün geçmez, o sana hükmeder. Kendi verdiğin karar senin yazgın olur adeta. Artık ok yaydan çıkmıştır ve geriye dönüş yoktur.  Fani insan canlısının can havliyle sarıldığı pejmürde kontrol […]

NY-Halkalı hattı

Daha bugün arkadaşıma “zihnim New York Halk Kütüphanesi ile Halkalı çöplüğü arasında gidip geliyor” dedim. Aklım çok dolu ve onun içine tıkıştıramadıklarım iki kulağımdan sızıp yere damlıyor. Gerçekten de böyle hissediyorum. Ama gerçek olabilir mi böylesi bir curcuna?  Öte yandan düşündüm de mesela pek anım yok benim galiba. Hani insanlar havalı hatıralarını başarıyla canlandırarak anlatır […]

su gibi

Saçların tel tel dağılır ya suya, bir yelpaze gibi başının etrafında, sen tuzlu deniz suyuna sırtüstü uzanıp kendini onun kollarına usulca bıraktığında… Acaba diye merak etmeden geçemiyor insan… Acaba toprağa karışmak da buna benzer bir duygu mu? Her bir hücrenin geldiğine geri dönmesi ve sonunda tamamen bütünle yeniden birleşmesi gibi?  An sana “Yetişir savaştığın” deyip […]

öncesi, sonrası

Öncesi ve sonrası hikayelerine bayılırım. Kullanılan tekniği sanatta ve reklamcılıkta sıkça başvurulan kurgusal bir formül olarak görürüm. Ama olsun, yine de her defasında aldanmaya gönüllü olurum. Görüşü ve görünüşü netleştiren o somut zıtlık hoşuma gider. Tabii bir de anlatım tekniğinin kullanıldığı yer gereği bu örnekler hep mutlu sonla biter. Yaşasın! Mesela banyodaki fayanslar donuk renkli […]

sen kimin çocuğusun?

Küçük yerde adettendir: El kadar çocuğun burnunun dibine kadar girip ya da ona şöyle bir yan gözle tepeden bakıp: “Sen kimin çocuğusun bakayım?” diye sormak. Evlat, bu sorunun karşısında şöyle bir afallar. Soruya ilk kez muhatap olduysa özellikle. Adını, yaşını, kim olduğunu unutur o şaşkınlıkla. İki düzgün laf edip kimin olduğunu açıklamaya çalışır. Soru budur […]

“topik kaldı mı, şefim?”

Nevizade, ağır ağabeylerin, ablaların yeriydi. Tüm şarkıları, türküleri onlar bilirdi ve rakıyı, “cam cama değil” sözünün eşliğinde, içine tek bir dal maydanoz salarak ve hatta soda katarak içmeyi… Şiirleri de bilirlerdi, hem de ezberden ve tane tane okuyarak, eğitimli bir sesle. Bazı dizeler zaten kendi ellerinden çıkmış, yüreklerinden akmış eserlerdi. Oturmayı kalkmayı bilirlerdi. Süslenmeden ama […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön