doğru zaman

Hep kaçırdığın gözlerinden okuyorum son günlerde  vazgeçtiğini, odadaki en uzak köşede süren sessizliğinden… Sesin çalındı mı yoksa kendin mi sakladın onu beş kat yorganın altına, merak ediyorum. Sana seni anladığımı hatta aynı talan edilmiş masada az ileride oturduğumu söyleyecek olsam… Başını döndürüp bakacak ya da kulak verecek dermanın var mı? Gözlerini yakalasam, sakin bir sohbet […]

gıcır gıcır

Hızlı hızlı yürüyordun, gri gün siyah bir geceye dönüşürken aceleyle. Sokaklar ıssızlaşıyorken ve kıl gibi sinsi yağmur, tanelerini giderek daha çok doldurup ardı ardına yollarken üstüne, koşarcasına yürüyordun. Sevmediğin bir muhitti, pek güvende hissetmediğin bir yerdi. Buralarda bir kadın olmak, aniden bir apartman kuytusuna çekilebilme ihtimaliydi. Gölgelerin dost olmadığını bilerek, az ilerde bir kapının sertçe […]

mutlu ve huzurlu

İnsanın kaygıyı zihninde habire evirip çevirmesi bir kedinin köşede bulduğu topun peşinde kendini kaybetmesi gibi! Önce inceden kendini hissettiren bir merakla… Sonra onu kendine iş edinerek, inatla. Durmadan dinlenmeden usanıp ara vermeden, onu adeta yaşamının odağı haline getirerek… Diğer her şeyin zamanla silikleşip fon halini almasını umursamadan seyrederek… Kaygılanmak! Ensende kaynayan sıcak bir telaşla! Bu, […]

ilk görüşte aşk

Geçen sene bu zamanlardı. Çocukluğumun huzurlu bahçesinde, kuytu bir köşesinde hala yaşayan limon ağacı aklıma düşmüştü. İnanmazsın, aklıma düştüğü yetmemiş gibi bir de karşıma dikilivermişti. Gittiğim yapı mağazasında, indirimdeki fidanların arasına sıkışmış kocaman bir saksıda belirivermişti… Bazı insan yaşatamayacağından korktuğu için çiçek almaz, alamaz ya! Aynı o hesap, ben de fidan almayı aklına bile getiremeyenlerdenim. […]

yıl sonu

Yıl sonu, hafta sonuna benzer bir his uyandırıyor bende. Tabii birkaç gömlek büyüğü! Sanki yıl bitmeyen bir haftaymış! Nasıl olduysa nihayet uzuuun cuma günü mesai sonu gelmiş çatmış ya da senenin son ders zili çalmış gibi! Mutluyuz çünkü nihayet özgürüz ama bir o kadar da yorgunuz çünkü ne zamandır affedersin at gibi koşturuyoruz! İşte öyle […]

yol şarkıları

İlk gençliğimde ne çok şeye kızardım. Hem de ne acayip şeylere ve ne kadar sık! Mesela insanların macera yaşamaya özenip macera filmleri izlemekle yetinmesine kızardım. Bir şeyi yapmayı çok isteyip yapmak yerine içlerinde ukde haline getirmelerine kızardım. Olasılıklar yerine olanaksızlıkları gözlerinde büyütmelerine kızardım. Yola çıkmayı dilerken yol şarkıları dinlemekten ileri gidememelerine kızardım! Sinirden kızarana kadar […]

istiyorum

Az önce güneşin ilk ışıklarıyla uyanmış perdeleri kenara çekerek yeni güne başlarken içinden neler geçiyor? Pencereden bakarken gördüğün, geçmiş savaşçıların hayaletleriyle dolu bir muharebe alanı mı yoksa çiçek dersen çiçek, ağaç dersen ağaç, bostan dersen bostan olabilecek kudrette bir toprak parçası mı? Eski yeni yenilgiler ve olası zaferler mi esir alacak hayatımızı, onlara izin verirsek? […]

bir taneciksin

Bugün doğum günüm. Yeni yaşıma Atlantik’in bu tarafında giriyorum. Öyle alışılageldiği için zorla eğlenilen kutlamalar yerine sakin ve dingin bir gün diliyorum kendime. Mümkünse, o huzurun, kalan zamanım ne kadarsa ona da yayılmasını… Burada yasal içki içme yaşı 21 olduğundan arkadaşıma “nihayet 21 oldum, kanunlara uygun olarak kafayı çekebileceğim” diye takıldım dün. “21 yaşında olmayı […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön