tomurcuk sesi

Minik bir kedinin önüne usulca konan taze suyu şükranla içmesi, Tomurcuktan çiçek, çiçekten lezzet doğuran doğanın mucizeleri, Bulutların arasından süzülen kuşun şehre tepeden bakan damlara konduğu andaki zarafeti…   Ve kediyi görmezden gelen, meyveyi süpermarkette gören, kuşlara hasret gözlerimizden ufukları çalan büyük şehirlerin tekdüze, kaotik, ruh emici griliği… Her ölümün erken olduğu bir dünyada, yaşamaya […]

çocuk kalbi

Uykunun çocuk yüreğimizi avutan kolları, yıllar geçtikçe sevmekten vaz mı geçiyor bizi? İçine dalamadığın uykular, altından çıkamadığın küçük bir yorgan gibi… Ne yana dönsen ısınamıyorsun… Ya ayakların soğuk ya zihnine doluşanlar… Ama kurtulamıyorsun da o zavallı örtünün altından, vaat ettiğini umduğun sıcak kucaktan… Sen de adın gibi biliyorsun ki o tembel umut, aslında koca bir […]

ayın yarısı

Ne olduğunu anlayamadan, ani bir bıçak darbesiyle ortasından ikiye yarılmış bir elma gibi yarımay yukarıda! Ayın buradaki yarısı, donuk bir buğuyla parlıyor sanki elimi uzatacağım kadar yakında. Sanırım diğer yarısı, çok uzaklarda, doğduğum topraklarda!   İnsan, Hep eksik, hep yarım, hep yaralı olan… Neyse ki her şeye rağmen gülücük yeşertebilen ıslak yanaklarında!

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön