kayıp eşya bürosu

Bir lanet bazen unutmak. Unuttuğun, çoktan büyümüş bir bebeğin süt kokulu tombik gıdısıysa mesela… Artık öte dünyada yaşayan birine, bir zamanlar sarıldığında içini dolduran ferahlıksa… Ya da unutmaman gerektiğini bildiğin ama ne olduğunu bir türlü aklına getiremediğin bir şeyin boşluğu dolduruyorsa zihnini… Bazense bir lütuf unutmak… Dahası akıl sağlımızı koruyabilmemiz için açık ve net bir […]

kıyım!

Sorunlarımızın çoğu çözümünü bilmemekten değil çözümü hayata geçirmemekten kaynaklanıyor. Doğruya doğru, durum bu! Özellikle toplumlar için geçerli bir gerçek bu, bazı bireysel meseleler için de tabii. Neticede işin içine canlı girdi mi, hele de insan, konunun dallanıp budaklanması, çetrefilli salkım saçaklardan yıldızsız gecelere, ansızın kopan fırtınalardan yapış yapış sisli günlere dönüşmesi işten bile değil. Dönüşüyor […]

güç nedir bilir misin?

Birçok insanın kolaylıkla birbirine karıştırdığına inandığım bazı kavramlar var. Bunlar aslında kavram da değil de sıklıkla başkalarını tanımlamak için kullanılan sıfatlar ve yerli yersiz yapılan teşhisler… Misal birçok kişi zarif, ince ya da nazik olmayı zayıf olmakla eşanlamlı olarak görebiliyor. Mesela o anki hislerini yutmaya çalışmak yerine göz yaşlarını özgürce akıtabilmeyi zayıflık addedebiliyor. İyi niyetli […]

ganimet kadın, emanet hayat!

Başı sonu yok. Sadece güneş. Çatlak toprak. Çatlak cam, kapalı kalın perdenin arkasında saklanan. Korkudan, güçsüzlükten, tam orta yerinden çatlaya çatlaya yaşama katlanan yürek… Kum fırtınası gibi yağan kötü haberler. Koca bir belirsizliğin ortasında. Sahip çıkılmamışlığın, insan yerine konulmamışlığın, hak tanınmamışlığın göbeğinde…  Hayat değil bu, dört bir yanı ufuklara kadar uzanan bir mahrumiyet bölgesi. Ömür […]

camdan tavan darmaduman!

İddia ediyorum yeryüzü kadınlar için hiçbir zaman çok güvenli olmadı! Kadının güzelliği başına bela oldu bazen. Onu ele geçirilesi, elde tutulası ve elden geçirilesi bir arzu ya da prestij objesine çevirdi. Boşu boşuna çirkin şansı olsun diye dua etmedi büyüklerimiz. Bazen doğuran, doyuran, susan ve yapan oldu kadın. O rolün getirdiği aşçılık, hastabakıcılık, geyşalık, gündelikçi […]

kuralları kızlar koyar!

Bizim “Beyaz Atlı Prens” dediğimiz şahsı muhteremi konu alan bir film seyrettim, daha yeni. Ve içimin yağları eridi! Meğer 2018 yapımıymış ve Ross Venokur hem yazmış hem de yönetmiş.  Ve adam bildiğin dünyayı değiştirmiş! En azından geleceğin dünyasının birazını, nasıl mı? Bizim komşu kızına bakıyorum bugün annesi doktordayken. Mısırları patlattık, elma sularını açtık, acil saçıntılar […]

kadının canı yok!

Öyle üzgünüm ki nereden başlayacağımı, nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Kızgınlık, üzüntü, isyan, hüzün, korku, birçok karanlık duygu kol kola girip birbirinden güç alarak kaynıyor içimde. Cesur sesiyle ve samimi kalemiyle genç kız aklımda güneşli, yepyeni pencereler açan kadınla dertleşmek istiyorum. Dertleşmeye ihtiyacım var, belki hepimiz gibi. Beni kadın olmanın gerçek anlamıyla tanıştıran o güzel gülümsemeli kadından […]

kadınlar ifşa ediyor

Birkaç gündür Türkiye, tacizcileri ya da tecavüzcüleri ifşa eden kadınların sesleriyle çınlıyor. Çınlasın da zaten. İfşa edilenlerin çoğu yaşını başını almış, hayatta bir yerlere gelmeyi başarmış adamlar. Zaten biraz da o başarıdan gelen gücün, konumun, saygınlığın ve güya hak edilmiş dokunulmazlığın gazıyla yapıyorlar bunları. Fitil edebiyat alanında yandı. Kültür, akademi, iş dünyası derken alev büyüyor. […]

Bir Başkadır benim dizim

Sevgili evren günlüğü, şu aralar Korona virüsün tüm dünyayı kasıp kavurmaya devam ettiği 2020 senesinin Kasım ayındayız. Sokağa çıkma yasağı gezegenin her köşesinde aklımızla birlikte gelip gelip giderken ve önüne gelen maskesini ağzına burnuna değil de koluna takıp gerine gerine kalabalıkları yararken biz milletçe bir dizinin ağına düştük. Adını tekrar söylemiyorum, gerek yok çünkü! Bilmeyeni […]

saf doğdum, saf yaşarım!

Biz hep insanları birleştiren ortak, evrensel değerlere inandık. Hem o değerlere inandık saf saf hem de onların dünyadaki çoğunluk tarafından paylaşıldığına. Bunlar öyle kompleks konular da değildi, doktoralı olman ya da büyük okullar bitirmen gerekmiyordu. Azıcık düşünmen, birazcık hissetmen bizden olmana yeterdi. Yani bize kalsa insan olman yeterliydi!  Peki, neydi bu değerler? Sakın ha öldürme, […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön