maymunluk etmek nedir

haksızlık bu

Oldum olası, “hayvanlık etmek” lafının hayvanlara haksızlık ettiğini düşünmüşümdür. Oysa, bana kalsa hayvanlar birçok açıdan örnek alınabilecek varlıklar: İhtiyacı ne kadarsa onunla yetinen, kendi doğasıyla, doğa anayla ve evrenin doğasıyla uyum içinde yaşayıp giden, aç değilse kimseye zarar vermeyen varlıklar…

Kanıt mı lazım? Bir düşünelim: Kendi postunun rengini beğenmediği için flamingoya saldırıp onun yoluk pembe tüylerinden kendine kürk manto diken sincap gördün mü?

Peki kaç ayı duydun, “yazın burada kalırım, kışın orada, oğlum Alamanya’dan gelince, o da şurada oturur” diye diye inleri parselleyip en güzellerini kendine seçen?

Ya da öylesi hoşuna gidiyor diye kendisine benzemeyen hayvanlarla alay eden, onları dışlayan, hayata küsmelerine yol açan kaç tür duydun? Ne yalan söyleyeyim, ben parçası olduğum insanlardan başka, ne gördüm ne de duydum.

Bir baş parmak uğruna gitmiş görünüyor pençelerinden uygarlık, oysa kendisiyle ve çevresiyle barış içinde var olmak uygar olmak değilse nedir?

Ben bunları düşünedurayım, bu arada kedicik de kucağımda bana moral destek veredursun beni hem şaşırtan hem hayran bırakan hem de açıkçası hafiften kızdıran bir TED Talk videosu çıktı karşıma. Doğrusu ya, bunu izleyip elimde olmadan elmalarla armutları kıyaslayınca zekanın ve insanın değeri birazcık abartılıyor olabilir mi diye düşünmeden edemedim.

Frans de Waal

sincap yavrusu

Video, Hollanda kökenli Amerikalı bilim insanı Frans de Waal tarafından yapılan bir sunumu konu alıyor. Adı “Frans de Waal: Hayvanlarda ahlaki davranış (Moral behavior in animals)”. Waal burada şempanzelerle yapılan bir deneyi anlatarak onların moral yapılarına ve hakkaniyet anlayışlarına ışık tutuyor. Deney, aynı görevi yapan şempanzelerden birinin diğerinden daha az ödül verildiğinde sergilediği farkındalığı, durumdan ve kendinden şüpheye düşme halini, kızgınlığı, itirazı ve en son “taş yok mu taş, oraya bir gelirsem” coşkusunu adım adım anlatıyor. Haksızlık yapıldığında neler oldu, o kafesin, o salatalığın, o şempanzenin bir dili olsa da onlar anlatsa!

Deney sosyolojik olarak sosyal düzenin ve psikoloji açısından da süper egonun bulunmadığı bir ortamda, eşit işe eşit maaş verilmediğinde neler olabileceğini gösteriyor biraz da. Görüyoruz ki şempanzeler haksızlıktan hiç hazzetmiyor!

Maymunlar bile haksızlığa “haksızlık bu, kabul edilemez” diyecek bilinçteyken düşünmeden edemiyorum: Gerçekte hangimiz maymunluk ediyor? Kim haktan yana taraf oluyor? En haklı feminist taleplerden olan “eşit işe eşit maaş”a kulak tıkayanlar… Hatta bu temel hakkı dile getirenlere hakaret edenler, onları aşağılayanlar… Onlar nasıl bir hakkaniyet ve bilinç deryasında nefes alıyor?

En başa dönecek olursak, kendi postunun rengini beğenmediği için flamingoya saldırıp onun yoluk pembe tüylerinden kendine kürk manto diken tek bir sincap yokken nasıl oluyor da insanlar nesillerdir sincap kürkü yakalar takabiliyor?

 

haksızlık bu” üzerine 4 görüş

  1. “hayvanlık etmek” deyiminin arka planında ilkel ve vahşi duygular ile hareket etmek olduğunu düşünüyorum. Yani haksızlık karşısında şiddete başvurmak yerine kendi kurduğumuz düzen içerisinde kendi koyduğumuz kurallar çerçevesinde çözme eğilimini bekliyoruz birbirimizden. Ancak kendi adaletimizi sağlamak adına, şiddete yönelmek bizimle aynı bilinç düzeyinde kabul etmediğimiz hayvanların yapacağı şey. Yani deneydeki maymun gibi kabini kırmaya çalışmak ya da elimize geçen nesneyi fırlatmak ile çözmek yerine oturup bu haksızlığı sözlerle ve “medenice” çözmek istememiz lazım. maymun gibi davrandığımızda ise hayvanlık etmiş oluyoruz. Bu bir bakış açısı. Diğer bakış açısı da şu, hayvanlar bir şey istediğinde çok fazla teferruata girmeden direkt konuya giriyorlar. Yani biz öyle sanıyoruz. Bu anlamda patavatsızlık yapıp bazı konularda direkt konuya girmeyi de hayvanlık etmek olarak adlandırıyoruz.
    “eşit iş eşit maaş” konusunda şöyle diyebilirim. 3 tane kedinin önüne 2 parça ciğer atsanız eşit bölmezler. Hangisi ne kadar denk getirirse onu yer. Eşitlik kısmını aramazlar. Deneydeki maymunlarda ise büyük ödülü arayan kulağının üstüne yatıp, görevine devam ederken kendisine haksızlık edildiğini düşünen tepki veriyor. Ne kadar da bizim gibiler değil mi? Yani her iki davranış da nasıl “hayvanlık etmek” oluyor, değil mi? Yazınızda serzenişte bulunduğunuz gibi “bilinç deryası” ile alakalı bir durum. Çünkü nihayetinde aynı hücre yapısına ve aynı ilkel duygulara sahip varlıklarız. Ancak sadece kendi bilinç düzeyimizin farkındayız, ne başka insanların bilincini tam olarak bilebiliriz ne de insan dışındaki varlıkların bilinç düzeylerini biliyoruz. Zaten sıkıntı da biliyormuş gibi davranmamızdan çıkıyor. Asıl haksızlık bence burası

    1. Yorumunuz için teşekkürler.

      Kavramlara anlam atayan bizleriz, bizim bilincimiz.

      Hayvanlık etmeğe atanan anlamlar neden “hayvanlık etmeğe” atanmış, kendi türüne ve içindeki tüm yaşam formlarına zorbalık eden insanken neden “insanlık etmek” denmemiş adına, bu kavramların anlamlarını tersyüz etmek hakkaniyetli olmaz mıydı? Benim sorum bu sadece.

      1. ah işte o konuda, insan sadece kendini bilinçli sandığı için “ego” kurbanı oluyor burada. Yıllarca okullarda hayvanların bilinci yoktur içgüdüsel hareket ederler, düşünen tek hayvan ise hindi, diye anlatıldı yıllarca. Dünya sadece insan etrafında döndüğü için (!) “insanlık etmek” iyi bir anlam ifade etmeli değil mi? Diğer yandan yukarıda verdiğim örnekler üzerinden düşününce aslında bu dünyada anlamlandıramadığımız bir çok detay var ve bu detaylar için çaba sarf etmemek adına kolaya kaçıyoruz. Haksızlık edilip edilmediği konusu da bence biraz bu detaylardan. Yoldan geçenlere sorsak, çoğumuz çok düşünmeden “haksızlık etmiyoruz” der, kalan kısmın büyük çoğunluğu da yine düşünmeden “haksızlık ediyoruz” der, en sona kalan bir avuç kişi de düşünerek, tartarak, detaylı değerlendirerek bir cevap verir. Ama şu konuda başka bir bakış açısı getireyim, son zamanlarda ama bilinçli ama bilinçsiz şekilde “insanlıktan çıktı” deyimi daha fazla kullanılmaya başlandı. Bu tanımlamanın daha hakkaniyetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bahsettiğin haksızlığı içermediği gibi, tertemiz bir tespit cümlesi oluyor bence.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön
%d blogcu bunu beğendi: