geçmemiş acı

“Seni uzaktan sevmek, aşkların en güzeli” şarkısı mazide yarım kalmış bir sevgiliyi değil, vatan bildiğim şehri hatırlatıyor bana. Gün be gün tanınmayacak hale geldiğini görmektense zihnimdeki sevgili resimleriyle hatırlamak için terk ettiğim yeri… Orada doğdum büyüdüm, en çok onu sevdim ama birlikte yapamadık. Gün be gün birbirimizi yıprattığımızı görünce de çıkıp gittim, ilişkimizin kısa özeti […]

bırak güneş parlasın

Saç isimli müzikali ilk izlediğim günü hatırlıyorum! İlk gençlik yıllarım… Nasıl genç, nasıl romantik zamanlarım… Öylesine yüreğime dokunmuştu ki karakterler, şarkılar, iç içe geçmiş öyküler, izlerken zırıl zırıl ağlamıştım! Ağlanmayacak gibi değildi ki! Aşk, dostluk ve özgürlükle dolu bir hayat yaşamak bir yanda inanmadığın bir savaşta, senin koymadığın kurallara rıza göstererek ve başkasının doğrularına teslim […]

ne uğruna?

Mahsa Amini* için Eril dünyanın aç gözlerini üzerine diktiği kız çocukları, kadınlar, bütün yalnız ve güçsüz bırakılmışlar için…   Her kız çocuğu gibi güzel ve masum Her kız çocuğu gibi henüz el değmemiş ve tehlikede Her kız çocuğu gibi taptaze ve avcıların gözü üstünde…   İhtimal ki hiçbir teli özgür rüzgarla tanışıp havada dalgalanamadan saçlarının […]

hangi mantar?

Yeminle artık tıkandım tıkanacağım. Boğazıma, tam şurama kadar geldi! Yeter, dayanamayacağım! O son kitabı mı okumayacaktım? Neyi yanlış yaptım? Bilgisiz ve o sayede mutlu ölme şansını da böylece kaçırdım! Doğuştan gelen eşitsizlik. Üstüne sisteme bağlı adaletsizlik. Yetmedi, toplumsal sıkıntılar. O da yetmedi çevre kıyımı ve afetler. Tabii ki kâfi değil: Kovid. Ve son bomba: “Sınırlı […]

savaşa hayır!

Kaç savaş görür bir insan hayatında? Kaç salgın­? Kaç çevre felaketi? Kaç kıyım? Kaç acımasız orman yangını, çaresizce seyredilen… Ağaçları ve içindeki tüm canlıları nefeslerini çalarak boğar ve çatır çatır yakarken… O gölgeli kuytularda yaşanabilecek nice keyifli akşamüstünü, neşeli pikniği ve huzurlu şekerlemeyi de daha akla düşmeden ihtimallerden tamamen silen! Kaç mevsim değişimi görür bir […]

kayıp eşya bürosu

Bir lanet bazen unutmak. Unuttuğun, çoktan büyümüş bir bebeğin süt kokulu tombik gıdısıysa mesela… Artık öte dünyada yaşayan birine, bir zamanlar sarıldığında içini dolduran ferahlıksa… Ya da unutmaman gerektiğini bildiğin ama ne olduğunu bir türlü aklına getiremediğin bir şeyin boşluğu dolduruyorsa zihnini… Bazense bir lütuf unutmak… Dahası akıl sağlığımızı koruyabilmemiz için açık ve net bir […]

“…sevdiğimi söyle”

Başındaki dertten kurtulmak için tüm çareleri seferber etmek yerine bir kurtarıcı beklemek, kurtuluştan en uzak adımın ta kendisi olabilir çoğunlukla. Çünkü bu, kendi gücünü kullanmak ve elinden geleni sonuna kadar yapmak yerine hayatının akışını başkasının ellerine terk etmektir. Üstelik muhtemelen senin varlığından bile haberi olmayan birine. Senin onu ne ümitlerle beklediğin konusunda zerre kadar fikri […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön