hangi mantar?

Yeminle artık tıkandım tıkanacağım. Boğazıma, tam şurama kadar geldi! Yeter, dayanamayacağım! O son kitabı mı okumayacaktım? Neyi yanlış yaptım? Bilgisiz ve o sayede mutlu ölme şansını da böylece kaçırdım! Doğuştan gelen eşitsizlik. Üstüne sisteme bağlı adaletsizlik. Yetmedi, toplumsal sıkıntılar. O da yetmedi çevre kıyımı ve afetler. Tabii ki kâfi değil: Kovid. Ve son bomba: “Sınırlı […]

savaşa hayır!

Kaç savaş görür bir insan hayatında? Kaç salgın­? Kaç çevre felaketi? Kaç kıyım? Kaç acımasız orman yangını, çaresizce seyredilen… Ağaçları ve içindeki tüm canlıları nefeslerini çalarak boğar ve çatır çatır yakarken… O gölgeli kuytularda yaşanabilecek nice keyifli akşamüstünü, neşeli pikniği ve huzurlu şekerlemeyi de daha akla düşmeden ihtimallerden tamamen silen! Kaç mevsim değişimi görür bir […]

kayıp eşya bürosu

Bir lanet bazen unutmak. Unuttuğun, çoktan büyümüş bir bebeğin süt kokulu tombik gıdısıysa mesela… Artık öte dünyada yaşayan birine, bir zamanlar sarıldığında içini dolduran ferahlıksa… Ya da unutmaman gerektiğini bildiğin ama ne olduğunu bir türlü aklına getiremediğin bir şeyin boşluğu dolduruyorsa zihnini… Bazense bir lütuf unutmak… Dahası akıl sağlımızı koruyabilmemiz için açık ve net bir […]

“…sevdiğimi söyle”

Başındaki dertten kurtulmak için tüm çareleri seferber etmek yerine bir kurtarıcı beklemek, kurtuluştan en uzak adımın ta kendisi olabilir çoğunlukla. Çünkü bu, kendi gücünü kullanmak ve elinden geleni sonuna kadar yapmak yerine hayatının akışını başkasının ellerine terk etmektir. Üstelik muhtemelen senin varlığından bile haberi olmayan birine. Senin onu ne ümitlerle beklediğin konusunda zerre kadar fikri […]

küskün intiharlar

Sessizliğin ümitsizlikten kaynaklananı, şüphesiz, sessizlik türleri içinde en berbat olanı! Söz ümittir çünkü bazen. Cümle kurmaya mecalin, dert anlatmaya niyetin kalmamışsa suçu her zaman aynada aramamak lazım. Çünkü bazen de bunun sorumlusu sokak kapısının öte yanında bile olsa, hatta dış kapının mandalı bile olmasa aklımızın içinden çıkmayanlardır! Ruhsal yorgunluğa ya da son yıllardaki popüler tabiriyle […]

aşağıya bakma!

Bu aralar bir “Yukarıya Bakma” ya da orijinal adıyla “Don’t Look Up” fırtınası esiyor küresel köyde. Dünyaya doğru yaklaşan bir kuyruklu yıldızı ve insanlığı bu tehlikeyle ilgili uyarıp harekete geçirmeye çalışan bilim insanlarını konu alıyor film. Evet yanılmadınız, kimse onlara kulak asmıyor. Ve en sonunda güzelim yerküre yanıyor, bitiyor, kül oluyor! Özet bu, nokta! Şimdi […]

kandırıkçı kapitalizm!

Yanlış nasihatlere kulak veriyoruz bazen. Mesela “doğanın parçasısın sen, kardeşlerinle iyi geçin” diye öğütleyen tabiat anaya kulaklarımızı tıkıyoruz. Onun yerine “o eski püskü şeyle ne yapacaksın, bak şimdi bunlar moda. Hem de özel indirimde, kaçırmaman gereken fiyata” diyen, kafamızın etini yiyen kapitalist düzenbaza kanıyoruz. O yüzdendir ki bir eşya aldığımızda edindiklerimiz onun bedeli olarak verdiklerimizin yanında pek […]

Kulüp Dizisi

Bu sefer ben de çoğunluğa katılıyorum: Ve kendime yaklaşık bir saatlik aralık bulur bulmaz meyveyle bıçağını bile almadan “Netfiliz” karşısına kurulmaya karar veriyorum. Hakkında çok şey duydum. İçli Ladino şarkılarından iyi oyunculuklara, tarihi kostüm ve detaylardan ilham alınan hikâyeye kadar…  Ve nihayet dün gece ben de şimdiden meşhur olan Kulüp’ün dünyasına adım attım. Başlangıçta izleyemeyeceğimi sandım… Fotoğrafların […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön