vaatler dün, gerçekler bugün

Yepyeni bir defterin ilk sayfasıyla kıyasıya bakışmak, ona ne yazacağına karar vermeye çalışarak… Ya da genç yaşında, önünde upuzun bir ömür olacağı inancıyla bakmak hayata… Her şey mümkün, hepsi hakkın ve sadece birkaç adım ötendeymiş gibi görünürken… Çok eskiden seyrettiğim, adını bırak, konusunu bile artık hatırıma getiremediğim filmden unutamadığım replik: “Ah gençlik. Vaat eder, vaat […]

buralar hep dutluk kalsın

“Sosyal medya çıkalı eşekler çoğaldı” diyeceğim ama ne günahı var ki o tatlı hayvancıkların?  Hem maalesef sapık da bol memlekette, maazallah! “Çeşitlerimiz içeride” diyeceğim, o da değil; sapığın sapı boş durur mu, hepsi sokakta, evde, okulda, her yerde! Ayrıca bunlar öyle kendi halinde eşek falan da değil, düpedüz “cavanar!”  Haklısınız, doğrusu öyle değil! Ama birçok […]

mucize mi ararsın, bini bir para

Bugün de güneşli bir köşe bulduğuna şükrederek, yukarıdan uzanıp onu şefkatle kucaklayan sarıya sığındı, kalp burunlu sarman kedi.  Ne mutlu sana, sıcacıksın ve keyfin yerinde şimdi! Oysa bilsen, böyle dertsizce gerinebilmek, yaşamla uyum içinde yuvarlanıp gidebilmek için neler vermezdim! Hep diken üstünde oturan… Tüyleri diken diken… Postunun derdinde… Kedi değil, ben! Hâlbuki çoktan kabul edebilirdim: […]

limon-ata

Evinde bir bahçesi, bahçesinden de bir limon ağacı olan kişi, çok şanslı biridir bana soracak olursan. Bir kere bir evi var düşünsene!  Kendine ait bir dört duvar. İçi kendi cumhuriyetin! Bir ev deyip geçtiğin, ne çok şey aslında! İhtiyacına ve hayal gücünün sınırlarına bağlı olarak her şey olmaya kadir: Barınak, sığınak, aşhane, otel, hastane, okul, […]

sabah nöbeti

İnsanın her sabah kalkınca sulayacağı birkaç çiçeği olmalı.  Ya da cümleyi şöyle kuralım: İnsan, her sabah en azından çiçeğini sulamak için kalkmalı!  Bazı sabahlar, sabah oluyor ama olmuyor ya, hani! Uyku bitiyor ama beden dinlenmiş olarak uyanamıyor, ya! O zaman, insan dediğin, en azından, çiçeklerine yazık etmemek adına uyanmalı. Olmazsa, uyur insan yine bir yudum […]

içim başarı, dışım para mı benim?

Gençliğime söyleyebilecek tek bir sözüm olsaydı, bu ömürlük tavsiye ne olurdu? Ona derdim ki: Hayat seni alacak, zaten orada doğmamışsan, muhtemelen bir şehirde bırakacak. O şehirde rekabet olacak, asfalt olacak, trafik ışıkları ve kalabalıklar olacak. Üstüne metro istasyonları, inatçı fareler, doyurmayan yemekler ve uçan böcekler, çalışmaktansa çalmak isteyenler ve uğraşmaktansa kaytarmak isteyenler olacak. Bir de […]

basireti bağlanmak derken

Basireti bağlanmak bayağı ilginç bir kavram değil mi? Mesela ben merak ediyorum başka dillerde basireti bağlanmak diye bir deyim var mı? Yoksa şu basiret denen şey onlarda bağlanmıyor da o yüzden de böyle bir ifade bulunmuyor mu? Kulağa komik geliyor: “Aradığınız deyime şu anda ulaşılamıyor. Çünkü bu millette böyle bir illet bulunmuyor!” İngilizcede şöyle bir […]

sus!pus

Söyleseler inanmazdım ama kesin bilgi: İnsan konuşmadıkça konuşmayı unutuyormuş. Daha yavaş ve zorlanarak ifade edebiliyormuş kendisini. Kelimeler kaçıp saklanıyormuş dilinin ucundan.  Odanın kıyısına köşesine gizleniyor, perdenin arkasına üşüşüyormuş kavramlar. Salona, yan komşuya, giderek daha uzağa gidiyorlarmış. O zaman da insan adeta düşünmeyi unutuyormuş.  Korkarım “yalnız insan” deniyor bu türe.  İçinden geldiği gibi konuşmayan, aklının yettiğince […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön