Yazı Arşivi

yeni yazı

Soranlar oluyor… “Sen hiç bu kadar ara vermezdin yeni yazılar paylaşmaya” diyenler var bir de… Ne diyeceğimi bilemiyorum pek ama bir yanıt borcum da var, o kadarını biliyorum. Cevabı kısmen de olsa vermeyi deneyeyim: Bilen bilir dönüp dolaşıp kalemimin ucuna doladığım kavramlardandır ses ve sessizlik. Galiba bu aralar sessizlik değil sözsüzlük oldu durağım. Eskiden ara […]

Barış Yürüyüşü

Kendimi bu devirde kimsesiz hissettiğim zamanlarda dönüp dönüp okuduğum bir söz söylemiş Dalai lama: “Gezegenin daha fazla sayıda başarılı insana değil barış getiren, şifa veren, onaran, hikaye anlatan veya sevginin her türlüsüyle dopdolu olan insana ihtiyacı var.” demiş. “Tespit doğru olmasına doğru da bizi bulsa bulsa vicdansız kapitalistler, savaş sever “liderler” ve şuursuz fenomenler buluyor” […]

hatırlarsın

Can için… İçine kapandın. O kadar çok güneş doğup battı ki üstüne, istiridye olsaydın kocaman bir inci yapardın. İçine oturan sızı, suyun taşıyamadığı kum taneleri gibi deldi kalbini. Çıt çıkarmadın… Zamanla acı ruhuna yerleşti sense acıya. Bildiğin loş, ılık bataklığı boşa çıkabilecek aydınlık ihtimalleriyle değiş tokuş etmek istemedin. Evinin kapısı sürgülü, perdelerin örtülü ve ihtimal […]

doğru zaman

Hep kaçırdığın gözlerinden okuyorum son günlerde  vazgeçtiğini, odadaki en uzak köşede süren sessizliğinden… Sesin çalındı mı yoksa kendin mi sakladın onu beş kat yorganın altına, merak ediyorum. Sana seni anladığımı hatta aynı talan edilmiş masada az ileride oturduğumu söyleyecek olsam… Başını döndürüp bakacak ya da kulak verecek dermanın var mı? Gözlerini yakalasam, sakin bir sohbet […]

Oyun Bu

Oyun Bu! Büyük ekiple aylardır, sevgili Saltuk’la ise yıllardır bu şarkı üzerinde çalışıyorduk. Nihayet tüm hazırlıklar tamamlandı: Oyun Bu azıcık nazlanarak da olsa bugün yani 10 Haziran 2025 günü piyasaya çıktı! Şarkı artık özgür!  Onu besteleyen ve seslendiren Saltuk Erginer, sözünü yazan ben Filiz Babalık, düzenlemesini, kaydını, miksini yapıp alto saksafonla klavyeyi çalan Serhan Erkol, basta Alper […]

mendilimin ucu

Bu sabah bir dostu, ne zamandır hayatın diğer yakasında bekleyen o yedi tepeli ülkeye uğurladım. Yerine teslim etmesi için iki öpücük verdim yola çıkmadan ona… Birini o ülkeye birini de zeytinli memleketteki tuzlu denize götürsün diye. Çocukluğumdan kalma bir bayram gününden hediye, kenarı oyalı, incecik bir mendilin hayaline sarmıştım onları. Bir aile yadigarını alır gibi […]

saçımın örgüsü

Saçımın örgülerini, Gömleğimin düğmelerini Açar gibi açabilseydim kalbimi… İçindeki tüm taşları dışarıya atıp Yerine bacasız yerlerden gelen beyaz rüzgarlar üfleyebilseydim… Gönlümün yükünü bıraksaydım usulca kenara, İpini koparmış bir yelkenli gibi özgür olabilseydim…

aynı şarkı

Bu aralar nedense eski Sezen Aksu albümlerini dinleyip duruyorum. Galiba daha sade zamanların sesiydi o şarkılar. İhtimal ki dünya daha yavaş dönüyordu. Belki insanlar daha olduğu gibiydi, ben daha az yaralı… Niye bilmiyorum ama dönüp dönüp Sezen’in incelikli kelimelerine koşarken buluyorum kendimi. Hatta bazen “kimse Türkçe şarkı sözü yazmaya kalkmasın. Zaten Sezen, yazılacak tek anlamlı […]

saçlarımda kum

Bugün dünyanın sesini kapattım, penceremi güneşe açtım. Buzlu sokak ıssız, eski kar pis; tınmadım, gözlerimi kapattım. Varsaydım ki sakin bir kumsaldayım, ellerimi kumda ısıttım. “Neredeydin?” diye sordum ürkekçe yanıma sokulan huzuruma, neden sonra, “özlettin” Baktım zaten gitmeye yer arıyor  hiç ama hiç üstelemedim. İçimden geldi, usulca uzandım olduğum yere, Saçıma kum mu dolar üstüm mü […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön