kurabiye büyüsü

Mekanlar da kucaklayıcı ya da dışlayıcı olabiliyor, aynı toplumlar gibi… İnsan bazı yerde kendini ilk kez gitse bile evinde gibi hissediyor, bazı yerdeyse en sıcak günde bile belkemiği tekinsiz bir içgüdüyle üşüyüveriyor. Doğru tahmin, bugünlerde ev ve yuva üzerine düşünüyorum. Büyüdüğü göçebe topraklarla nesillere yayılan kişisel göçmenlik öyküsünden ortaya karışık bir çoban salata yapan bana […]

yaşama sevinci

İyi çıkan, tatlı kokusu odayı tutan karpuz haberi gibi sıradan sevinçleri özledim. Güneşin altında geçen uzun saatlerin akşamında insanın üstüne çöken kırmızı yanaklı tembellikleri… Gözlerimi kapatınca denizin altında uzaktan geçen patpatların sesiyle kendi zihnimin sessizliğine gülümsemeyi… Kaygısızlığı çocukluğa özgü sananlardan değilim, hem de hiç. Çocuklukla gelen güçsüzlük ve küçük bedenlere işlemiş çaresizlik çekilir şey değil […]

içimdeki iz

İyi ki varmış… Dahası belli ki hala aramızdaymış. Çünkü bizi hatırlayan son insan yok olana kadar bu dünyada kalırız derler. Ve hatta belki anılarımızda kalan artık ne zamandır olmadığımız yerde, ihtimal artık kendi bile olmayan bir yerde, misal caddedeki halinde İnci’nin, Emek’in eski halinde, hala varız.

günle beraber

Su nasıl birazı yitirilmeden avuçlanıp yudumlanamıyorsa, zaman da durmadan akıyor ama sadece birazı yaşanabiliyor. Üstelik bir saniyesi bile cebe atılıp saklanamıyor. Ne sağlığın birazını hastalanıncaya kadar, ne de aşkın yarısını keyfin yerinde oluncaya kadar bir köşede depolayabiliyorsun. Bir gün vakti gelince çıkarıp kullanabilirim diye çekmeceye atıp donduramıyorsun soyut ve kıymetli olan tek bir şeyi… Affetme […]

bugün bir fotoğraf gördüm

Bugün bir fotoğraf gördüm. Biraz araştırınca İtalya’nın “Napoli’yi görmeden ölme” sözüne ilham veren şehrinde çekildiğini öğrendim. Hikâyenin peşine düşünce iyiliğe dair ihtimallerin yakınlığına ve çokluğuna dair ılık bir ümit kapladı içimi. Gözlerimi kapadım ve bu ümidin sıcak hava balonuna binerek yarı hayal yarı gerçek bir başka öykü yazdım. Bir de görmeden bakmak isteyenler için buraya […]

yeni-k

Yere düşmüş bir dondurma külahından daha hüzünlü ne olabilir Ya da uçarak kaçmış bir balon buketinden? Onları elinde tutamayan çocuğun yüzünün harap hali, tabii… Hüznün her türlüsünden kurtarmak için yakanı Hayatın kendisi yere düşmüş bir dondurma külahıymış gibi Bir anda vazgeçip her şeyi ardında bırakmak iyi Hatta harika bir çözüm olabilirdi! Belki…

zorla, veda!

Bu sabah büyük kanepenin kapıya en uzak köşesine top olup sığındım, güne başlayacak enerjiyi bekliyorum. Ki gelmez o, biliyorum ama başka ne yapacağımı bilmediğimden öylece oturuyorum. Geçtiğimiz aylarda tanıştığım bir genç kadın vardı, arkadaşımın arkadaşı, görür görmez ona kanım kaynamıştı. Birkaç gün önce başından vurularak öldürüldüğü haberini aldım. İçi gülen gözlerine, düz uzun saçlarına ev […]

şehrim dediğim

Gerçekten de hayat sürprizlerle dolu… Ve irili ufaklı, zamanlı zamansız sınavlarla… Bu sınavların hepsi kaç yaşımızda olursak olalım, hemen hepimizin sabaha karşı kabuslarla uyandığı malum okul sıralarındakiler gibi sözlü ya da yazılı da değil. Keza benim şimdilik son olan sınavım da öyle değildi! Bu sefer, sorular beni hiç olmayacak bir yerde buldu: Süpermarkette! Kendi kendime […]

ağlak ninni

Dizlerini karnına çekerek evin güneş gören köşesine kıvrıl; yola devam etmekte kararsız bir fetüs ya da yalnızlığına düşkün yaşlı bir kedi gibi… Sakin hareketlerle bir avuç dolusu adaçayını tutuştur, şeytanı sustur, verme ateşe evi! Kışın soğuğu yolda, ruhun parmakları şimdiden kaskatı, hele toprak… Üşür şimdi o, düşünme, nefes al, karartma o enseyi… Ha hatırlayıp ha […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön