Dedi ki bana
Kendi içimdeki boşluğa düştüm ve düşmeye devam ediyorum.
Göğün ışığı giderek uzaklaşıyor ve neye yaklaştığımı bilmiyorum.
Çekildiğim yer neresi?
Kara okyanusa çökmüş bitmez bir gece mi?
Öyleyse eğer o geceye güneş hiç değer mi?
Tahmin bile edemiyorum.
Ama yine de garip bir ferahlama hissediyorum:
Nihayet pes edebilmenin getirdiği suçlu bir rahatlama.
Bir gün daha kazanamayacağın savaşta çarpışıp ölmeyeceğini
Sabahına dirilip silahlarını kuşanarak savaş alanına dönmeyeceğini
Hatta belki bu defa yaralarının kapanabileceğini
Bilmenin getirdiği kısa ama derin bir ohlama…
İtiraf etmeliyim
‘Dedi ki bana’ derken yalan söyledim
Ağzını bıçak açmıyor ne zamandır, kapısını eli…
Tüm bunları sakındığı gözlerinden bildim.
Ama hep kalkar düştüğü yerden o,
Ne kadar kötü düşerse düşsün er ya da geç toparlanır
