“Kimseye etmem şikayet”

Uzun uzun öttürülen bir tren düdüğünü bu kadar hüzünlü yapan şey nedir? Hele geceyi yarıyorsa o ses, hiç kağıt görmemiş bir kumaş makası ipeğe dalar gibi? Neden “en efkarlı sigarayı tüttürmenin vaktidir şimdi” dedirtir insana. Hem tekinsiz ve tehlikeli, hem de gürültücü ve kederli… Nedense hep içimi üşüten seslerdendir tren düdüğü… Keza vapur düdüğü de […]

hayal ediyorum, öyleyse varım!

Bence hayal gücü, insanın süper güçlerinden biri. Hatta belki de en süperi! Hani insanüstü güçlerle donatılmış kurgu kahramanlar var ya, filmlerde ve çizgi romanlarda karşımıza çıkan… İyi beslenen bir hayal gücü seni beni de onlar gibi eşsiz yapıyor işte. Üstelik eşsiz olmakla da kalmıyoruz… Bir hatırlasak, gücümüz aslında ne çok şeye yetiyor: Nerede olursak olalım, […]

unutulmayanlar

Nasıl gencim o zamanlar… Hatta ne genci, bildiğin çocuğum. Deliler gibi aşık olduğumu sanıyorum… Aşık olmak ne demek bildiğimi sanıyorum… Aşık olmanın yaşamdaki en önemli duygu ve durum olduğunu sanıyorum. Hatta sanmıyorum, daha reşit bile değilim ya, hayata dair her şeyi avucumun içi gibi biliyorum (bildiğimi sanıyorum). Artık fotoğrafı nereden buluyorum, bu karara nasıl varıyorum […]

“beni toz şeker ettin hayat!”

Nereden aklıma geldi, bilmiyorum. Adeta bir anda zihnimde belirdi. Geçmiş zaman, pek fazla detay hatırlayamıyorum. Yanılmıyorsam, sevgili Ayça Şen’in kitabında geçen bir hikayeydi: Ve korkarım gerçek bir hayat hikayesiydi. Kahramanın evladı bilmediğimiz bir nedenden dolayı intihar ediyor. Babası oğluna tek bir cümle ediyor: “Bir çocuğa sahip çıkamadın!”  Zaten yıkılmış haldeki kahramanımız, babasının bu cümlesiyle iyice […]

fareler ve kaptanlar!

Pek beylik laftır. Victor Hugo’nun sözü de denir: “Kimse senin dalgalarla nasıl boğuştuğuna bakmaz. Gemiyi limana getirip getirmediğine bakar” derler. Ve hiçbir dersi kaçırmadığı için her şeyi çok iyi bilenler de bilgiç bilgiç kafa sallayarak bu manalı önermeyi tasdik ederler.  Ama bir dakika… Nasıl yani?  Diyelim ki ılıık bir İstanbul sabahı, saat öğlene doğru süzüm […]

“Çok acı var, dayanamıyorum”

Bu dünyayı yaşanılır kılan insanlar, şehirlerin göbeğine kocaman heykelleri yapılanlarla… Yani büyük savaşlar kazanan komutanlarla veya devletlerin kaderini yazan politikacılarla aynı insanlar değil bence. Şüphesiz onlar da hem bizim yaşantımıza hem de tarihin akışına kayda değer ölçüde yön veriyor. Ama bazı insanlar var ki onlar hayatımıza dokunuyor. Ve o dokunuşları sayesinde belki, bizim kendi küçük dünyalarımız […]

“mutsuz aşk yoktur!”

Mutsuz aşk yoktur! Mutsuz insan vardır! Diyeceksin ki nasıl yahu? Ne demek şimdi “Mutsuz aşk yoktur!” işte, mis gibi demiş üstat! “Mutlu aşk yoktur” nokta! Hem herkes bilir böyle bir şeyin ancak kitaplarda ya da filmlerde olduğunu. Peki sen demek istiyorsun durup dururken?  Tamam, haklısın. Aragon doğrusunu söylemiş, çok da güzel söylemiş: “Mutlu aşk yoktur” kabul. […]

yaşamaya geldik, olmaya

Demir kanatlı dev kuşları uçurabildiği için mi? Koca koca binalar diktiği için mi? Soyunu doğanın sahibi sandığı için mi? Sebebini bilmem ama insan sanki neden dünyaya geldiğini hepten unuttu. Neredeyse diyeceğim, bir yarışın başlangıç noktasında başlıyoruz sanki hepimiz yaşantımıza…  Oysa doğduğumuzda varlığımıza vesile olanlar var, nemli ve yorgun gözlerle karşımızda. Bırak yarışmayı, ayakta duracak halimiz […]

“Öldürmeyen acı güçlendirir”

Nietzsche zamanında nasıl bir deneyimden geçerek, nasıl bir mantık dizgisine dayanarak demiş bilmiyorum “Öldürmeyen acı güçlendirir” diye. Ama bazen bu sözün bir önerme olduğunu kabul ediyorum bazense bu olsa olsa bir dilektir diyorum. Güçlenen bedenimiz mi, ruhumuz mu, irademiz mi? Acı veren kader mi, kendi şeytanlarımız mı, başka insanlar ya da olaylar mı? Bilmiyorum. Onun […]

kıyım!

Sorunlarımızın çoğu çözümünü bilmemekten değil çözümü hayata geçirmemekten kaynaklanıyor. Doğruya doğru, durum bu! Özellikle toplumlar için geçerli bir gerçek bu, bazı bireysel meseleler için de tabii. Neticede işin içine canlı girdi mi, hele de insan, konunun dallanıp budaklanması, çetrefilli salkım saçaklardan yıldızsız gecelere, ansızın kopan fırtınalardan yapış yapış sisli günlere dönüşmesi işten bile değil. Dönüşüyor […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön