kurabiye yapmak

landöşe kokusu

Bugün benim için tarihe geçesi bir gün… Dünyayı küçülten, zamanı sonsuza uzatırken beni kişisel tarihimin sevdiğim anlarına götüren bir kutu var kucağımda. Onu görmem, görsem de gözlerime inanmayı reddetmem… Ben inansam mı diye düşünürken ya başkası gelir alırsa diye hemen sepete atıp kasaya yönelmem, hepsi topu topu saniyeler aldı. Şimdi arabadayım, araba otoparkta, otopark sarı ve sakin bir günün ortasında….

Ya tadı umduğum kadar güzel değilse… Hele de kokusu çocukluğumdan hatırladığım koku değilse diye korkumdan kutuyu kurcalamıyorum. Yeni yeni başlayan bir ilişkide, aşkın geldim geliyorum dediği zamanlar vardır ya. Ne zamandır aradığın sevdanın bu olup olmadığına dair ipuçları vardır havada. Ama onları görmezsin bile. Gözlerin görmediğinden değil gönlün bilmek istemediğinden… Onun gibi aynen.

baba kız

Kutu kurabiyelerle dolu. Adı landöşe, kedi dilinden geliyor. Yaparken içine ince bir kat marmelat sürüyorlar. İki katını uzun bir istiridye diye kapatıp ucunu sıcak çikolata sosuna daldırıyorlar. Üstüne de yanılmıyorsam Antep fıstığı tozu serpiyorlar. Sonra baban bir kutu alıp getiriyor eve. Kutu bunun gibi renkli ve baskılı değil, sade bir logo var üstünde, beyaz ve rafyayla sarılı…

Anneye görünmeden akşam yemeğinden önce birer tane tadabilmek için onu açmaya arka odaya yollanıyorsunuz gizli gizli. Rafyayla iyice sarmışlar kutuyu, parlak ipin ucu lüle lüle, köpük köpük. Bir de düğüm oldu mu sana ip. Umursamadan muzipçe gülümsüyorsunuz. Gözleriniz sarılıyor, babamın kokusu kutudan taşan kurabiye kutusuna karışıyor. Mutlu bir odadayız, oda geçmişin İstanbul’unda, sakin bir günün sonunda…

“Eski bir İstiklal Caddeliyim. Babamın favorisi Lebon’da oturup onunla çay kahve içerken hemen her çeşit tekli pastadan yedim. Gerçek Emek Sineması’nda oynuyordu liseli bir aşıkken ismi bende saklıyla gittiğim ilk film. Caddedeki İnci’nin profiterolünü oldum olası severim” diye kim olduğunu üç beş kelimeye sığdırma çabasındaki yarışmacı gibi kendimden söz etmeyeceğim. Niye şehrimde artık evimde hissetmedim de başka bir kıtada başka bir hayat kurmaya karar verdim, uzun hikâye, şimdilik onu da boşverelim.

Ne eski İstiklal güzellemesi yapacağım ne nostaljinin dibine dalacağım. Zaten bilen biliyor. Bilmek isteyen öğreniyor. Bilmeyi reddedene davul çalsan nafile, söylediklerin diğerinden çıkmak için bile bir kulağından içeri giremiyor. Bunlar malum…

Mesele şu ki geçti o kurabiye kokulu günler. Geçti evet ama bitmedi…

Canın hayata sıkı sıkıya tutunmak gibi bir huyu var neyse ki. Yoksa çatlak yollardan kafasını güneşe uzatabilir miydi yaban çiçekleri, hatta taze fidanlar… Kökleriyle asfaltı sarsıp delebilir miydi toprağın gerçek sahibi ağaçlar?

Kökler demişken… Bir su bitkisi olan nilüferin de kökleri var. Akşam olunca suyun dibine dalan lotusun da… Bizim devir gibi onlar da kirli sularda yaşıyorlar ama kendilerini temiz tutabiliyorlar. Bitki dediğin suda olur mu diyenlere inat yaşamlarıyla ilham veriyorlar.

Sen kimsin? Çimentoya kafa tutan ağaç mı? Varlığıyla yeniden doğuşun şiirini yazan lotus mu yoksa? Toprağa mı aitsin suya mı? Devirdiler mi seni yere? Gitti mi şehrin, kaldırıma mı dağıldı kurabiyelerin? Olsun varsın, zaten asıl önemli olan nerede olduğun değil, sensin. Artık çocuk değilsin. Neyse ki değilsin. Al unu, tak önlüğü, gir mutfağa! Yapılacak kurabiyeler var daha!

landöşe kokusu” üzerine 3 görüş

  1. merhabalar ( :
    ahh sevgili yazar dostum.. yine harikulâde bir yazı kaleme almışsınız. okurken bahsettiğiniz o güzel zamanlara nostalji yolculuğa çıktım sizinle, hem de o nahif günleri hiç yaşayamama, bahsettiğiniz enfes landöşe kurabiyelerden hiç yiyemememe rağmen.. yazınızı okurken muhteşem tasvirleriniz sayesinde ben de sizinle o zaman yolculuğuna çıkıp leziz londöşelerden yemiş kadar oldum 🍪 ayrıca o unutulmaz “bana bir masal anlat baba” şarkısıyla yazınızı renklendirmeniz harika bir detay olmuş ( :

    kaleminize, kalbinize, ruhunuza sağlık. çok selamlar, sevgiler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön
%d blogcu bunu beğendi: