yaslan arkana

Varsay ki hafta bitmiş ama seni de bitirmiş. İş güçle cebelleşmekten günler nasıl aktı bilemeden, zamana karşı savaştan sonra zafer anlamına gelen cuma günü mesai bitimini bulmuşsun nihayet. Bütün vücudu saatlerdir koşmaktan sızım sızım sızlayan bir koşucunun bitiş çizgisindeki hali gibi yorgun ama gururlusun. Kısa da olsa bir şey izleyeyim, bir bölüm komedi dizisi mesela […]

taş bebek

Müze gibi evler, uçak gibi arabalar… Ve hatta biblo gibi bebekler, taş bebek gibi insanlar… Örnekler neredeyse sonsuz ve çoğu ulaşılması hedeflenenleri simgeliyor. Dahası “ideal”i betimliyor. Yani sadece “zenginliğin” ve “başarının” değil aynı zamanda arzulanması şart olan “kusursuz güzelliğin” tanımı bunlar. “Yolun bu” diyor adeta, “işte bu istikamette uzun adım git şimdi” diyor! Oysa düşünüyorum […]

canavar

Can dostumun filizi, manevi yeğenim, bidicikken canavara “cavanar” derdi: Yatağın altına saklanan, perdenin arkasından gözetleyen, gardırobun içinde pusulanan, özellikle de gecenin karanlık sessizliğinde sinsice bekleyen cavanar! Düşündüm de canavar, çocukluğumuzun kabusuydu. Sonra büyüdük hepimiz. “Hakikatle” yüzleştik. Birer yetişkin olduk. Ve tam da bu nedenle, çoğumuz mutsuz olduk! Çünkü zaman, içimizdeki saf masumiyeti ve korkmadan hayal […]

içimdeki iz

İyi ki varmış… Dahası belli ki hala aramızdaymış. Çünkü bizi hatırlayan son insan yok olana kadar bu dünyada kalırız derler. Ve hatta belki anılarımızda kalan artık ne zamandır olmadığımız yerde, ihtimal artık kendi bile olmayan bir yerde, misal caddedeki halinde İnci’nin, Emek’in eski halinde, hala varız.

büyük konuşmak

Belki de bir gün kendiliğinden temiz yağmurlar yağar… Yanan denizin yerini kirlenmemişi alır, küller uçar yeri göğü mavi ışıltı kaplar. Belki gemimin yelkenleri kendiliğinden dolar. “Belki de dönerim!” Evet, unutmamam lazım! Dünya döndükçe, anda her zaman birçok ihtimal var!

sahne senin

Konser başlamadan önce havayı kaplayan akort seslerini dinlediğimi hayal ediyorum, gözlerim kapalı. Obuadan el alarak tek tek ve hep birlikte “ben de buradayım” diyen yaylılar, nefesliler, vurmalılar… Tiz ve pes seslerin heyecan verici nota karnavalı… Birbirinden ses alarak sesini çıkarmanın ve varlığını duyurmanın tadını hatırlayan enstrümanlar… Ve tabii onları hünerle konuşturan eller, kulaklar, ciğerler… Çocukluğumun […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön