düzen (hem isim hem fiil)

Arkadaşım aradı. Dertli, hem de ne dertli. Konuşamıyor bile. Sesi kırılmış. Onuru ve maneviyatı da… Nefesi dar. Bana iki kelime edip derdini anlatmaya kalksa durup soluklanıyor. Bir eli kalbinin üstüne konuyor; kalkıyor, tekrar konuyor. Eli ana, kalbi yavru kuş. Sanki onu yuvasında ve sakin tutmaya çalışıyor. Yüreği, yerini sevmeyen ve ama uzağa gidemeyen ürkek bir […]

siyah beyaz ve rengarenk

Bu aralar içimden hep siyah beyaz Türk filmleri seyretmek geçiyor.  Türkan, dolgun dudakları titreyerek, sürmeli gözlerini süzerek aşık olduğu civana baksın: “Sevemedim kara gözlüm, seni doyunca” diye ah’lansın.  Bu aşktan habersiz olan Tarık Akan, gönlü de kendi gibi güzel, cânım adam, ağız dolusu gülümsesin, gözlerimizin içine bakarak.  Tonton aşçı, evde kalmış hizmetçi kızla bakışarak bu […]

limon-ata

Evinde bir bahçesi, bahçesinden de bir limon ağacı olan kişi, çok şanslı biridir bana soracak olursan. Bir kere bir evi var düşünsene!  Kendine ait bir dört duvar. İçi kendi cumhuriyetin! Bir ev deyip geçtiğin, ne çok şey aslında! İhtiyacına ve hayal gücünün sınırlarına bağlı olarak her şey olmaya kadir: Barınak, sığınak, aşhane, otel, hastane, okul, […]

sabah nöbeti

İnsanın her sabah kalkınca sulayacağı birkaç çiçeği olmalı.  Ya da cümleyi şöyle kuralım: İnsan, her sabah en azından çiçeğini sulamak için kalkmalı!  Bazı sabahlar, sabah oluyor ama olmuyor ya, hani! Uyku bitiyor ama beden dinlenmiş olarak uyanamıyor, ya! O zaman, insan dediğin, en azından, çiçeklerine yazık etmemek adına uyanmalı. Olmazsa, uyur insan yine bir yudum […]

içim başarı, dışım para mı benim?

Gençliğime söyleyebilecek tek bir sözüm olsaydı, bu ömürlük tavsiye ne olurdu? Ona derdim ki: Hayat seni alacak, zaten orada doğmamışsan, muhtemelen bir şehirde bırakacak. O şehirde rekabet olacak, asfalt olacak, trafik ışıkları ve kalabalıklar olacak. Üstüne metro istasyonları, inatçı fareler, doyurmayan yemekler ve uçan böcekler, çalışmaktansa çalmak isteyenler ve uğraşmaktansa kaytarmak isteyenler olacak. Bir de […]

basireti bağlanmak derken

Basireti bağlanmak bayağı ilginç bir kavram değil mi? Mesela ben merak ediyorum başka dillerde basireti bağlanmak diye bir deyim var mı? Yoksa şu basiret denen şey onlarda bağlanmıyor da o yüzden de böyle bir ifade bulunmuyor mu? Kulağa komik geliyor: “Aradığınız deyime şu anda ulaşılamıyor. Çünkü bu millette böyle bir illet bulunmuyor!” İngilizcede şöyle bir […]

sus!pus

Söyleseler inanmazdım ama kesin bilgi: İnsan konuşmadıkça konuşmayı unutuyormuş. Daha yavaş ve zorlanarak ifade edebiliyormuş kendisini. Kelimeler kaçıp saklanıyormuş dilinin ucundan.  Odanın kıyısına köşesine gizleniyor, perdenin arkasına üşüşüyormuş kavramlar. Salona, yan komşuya, giderek daha uzağa gidiyorlarmış. O zaman da insan adeta düşünmeyi unutuyormuş.  Korkarım “yalnız insan” deniyor bu türe.  İçinden geldiği gibi konuşmayan, aklının yettiğince […]

Evde Ben Yoksam

Şimdi diyeceksiniz ki “Evde Ben Yoksam” da nereden çıktı? Ne cevap verebilirim ki: Öncelikle, iyi soru. Özetle şöyle diyelim, birçok yoldan aynı meydana varıldı. Tabii, malum yerden, seneler ve kilometreler ötesinden ilham alındı öncelikle. Sonra “burası ev, yani mahrem ve ben buradayım” demek niyetim vardı.  “Buralarda yoksam, çorba parası kazanmaya ya da köpeği dolaştırmaya gitmişsem; […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön