İçimde Kalacağına

çıplaklık, saygı ve popülerlik

Boş vaktinde dünya üzerindeki en çekici kadınların bir listesini yapıver deseler, işe girişince Salma Hayek’i de mutlaka aralarına eklerim. Çünkü kadın sadece güzel değil aynı zamanda  -sanki- sahici. Ayrıca sevimli ve albenili.

Moda, magazin ve sinema dünyası gibi insan değirmeni mecraların “güzel” diye diye gözümüze soktuğu zavallı dünkü, hatta bugünkü çocuklar kadar tecrübesiz ya da onlar gibi bir deri bir kemik değil. Kadın deyim yerindeyse “taş bebek” gibi.

Üstelik cesur! 1966 doğumlu olmasına rağmen düzenli olarak paylaştığı bikinili pozları nedeniyle bazıları tarafından bikini kraliçesi olarak anılıyor. Düşünsenize güzel olmak için genç olmak gerektiğini aklımıza kazımak için uğraşan popüler kültüre rağmen kadın -daha-55 yaşında bikinili pozlarıyla ekranlardan bize dolu dolu gülümsüyor.

İçimde Kalacağına

METALAŞMAK MI?

O bir oyuncu. Bazılarına göre bir oyuncu olarak yeteneği ve becerisi tartışmalı olabilir. Aynı şekilde neden yarı çıplak poz verdiği tartışılabilir. Hele bir anne olduğu düşünülürse, olamaz diye çığlıklar eşliğinde eleştirilebilir! Sinema endüstrisini, gişeleri, ödülleri, trendleri vb takip edenler bu pozların arkasında yatan -varsa- “gerçek” nedeni, para, popülerlik, reklam, ün artık neyse işte onları, benden çok daha iyi bilebilir.

Ama benim için önemli olan kafamıza kakılan genel geçer estetik anlayışı, oturmuş bir orta yaş güzelliğinin eşsizliğini yadsırken orta yaşın sonlarına yaklaşan bir kadının aynalara küsüp kendini odalara kapatmak yerine su kenarına koşup objektiflere müthiş bir özgüvenle gülümsemesi. Bununla da yetinmeyip bu pozları “özgürleştirici” bulduğunu açık yüreklilikle itiraf etmesi. Düşünsene, çıplaklığıyla barışık bir kadın bunu bir özgürlük ve belli ki hak olarak görüyor. Bunu bu bağlamda düşünmek bile bir anlamıyla zihin açıcı!

Peki yaptığının kadın bedenini metalaştırdığı, böyle yaparak cinselliğini kullandığı iddia edilebilir mi? Göz önünde olduğu için yeni yetişmekte olanlara kötü örnek olduğu söylenebilir mi? Hatta hakkında içinde ar damarı, ahlak, namus vb gibi kavramlar bulunan birçok cümle kurulabilir mi? 

Şüphesiz evet.

Peki bu iddialara ve cümlelere inanmak bir başkasının ne yapıp yapamayacağını söyleme hakkını bize verir mi? Bizi neyin özgürleştirici ya da “iyi” olduğuna karar veren tek merci ilan edebilir mi? Ya da kadınlığın, anneliğin ne olup ne olmadığını cümle aleme dikte ettirmemize müsamaha gösterir mi? 

Şüphesiz hayır.

çıplaklık, saygı ve popülerlik” üzerine 2 görüş

  1. merhabalar..

    toplumun bize dayattığı kalıplaşmış kuralları ben de öteden beri reddediyorum. insanlara şöyle yapmalısınız, şöyle olmalısınız, şunu yemelisiniz gibi popüler kültür dayatmaları gerçekten sinir bozucu.. tüm insanların kimsenin etkisinde kalmadan istediği gibi hayatlarını doya doya yaşadığı özgür bir dünya diliyorum..

    sağlıkla, huzurla kalın..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön
%d blogcu bunu beğendi: