günle beraber

Su nasıl birazı yitirilmeden avuçlanıp yudumlanamıyorsa, zaman da durmadan akıyor ama sadece birazı yaşanabiliyor. Üstelik bir saniyesi bile cebe atılıp saklanamıyor. Ne sağlığın birazını hastalanıncaya kadar, ne de aşkın yarısını keyfin yerinde oluncaya kadar bir köşede depolayabiliyorsun. Bir gün vakti gelince çıkarıp kullanabilirim diye çekmeceye atıp donduramıyorsun soyut ve kıymetli olan tek bir şeyi… Affetme […]

iyi bilgeler

İçimde, bu yazıyı okuyan bazı insanların yüzünde müstehzi bir ifade belirecek ve akıllarından “ne yani, dünyayı Şirinler Köyü mü sanıyor bu?” benzeri sorular geçecek gibi bir his var. Olsun, sağlık olsun. Arada o da lazım… Ve başlıyorum: İçimde adını yeni koyduğum ama içeriğini ne zamandır aklımda evirip çevirip durduğum bir dilek var. Biraz dilek, biraz […]

hassas kalpler ülkesi

Bugün hayaller üzerine düşünüyorum, işim yok başka yapacak nasıl olsa! Çünkü belki söylemişimdir, benim evde kıyafetlerin huyudur, hepsi kendi başına yıkanır, kurur. Sonra kendi kanatlarıyla uçup yerlerine yerleşir. Hele o beyaz gömleklerin martı gibi pike yaparak gardıroba girişine görmeyen inanmaz. Yemek desen aynı, mutfak günde iki öğün, üçer kap yemek çıkarır kendiliğinden. Hem de bir […]

nen var kuzum?

Bazen hafiften rahatsızlanır insan hani. Öyle çok kötü değil de kırık, yorgun ya da uykuluymuş gibi bir his. Aslında azıcık ittirse kendini, işe ya da okula gidebilecek, önünde bekleyen gün içinde normalde yapmayı planladığı şeyleri yapabilecek… Ama şöyle bir dinliyor ruhunu ve vücudunu, sonra da evde kalarak o günü kendine armağan etmeye karar veriyor! O […]

hangi mantar?

Yeminle artık tıkandım tıkanacağım. Boğazıma, tam şurama kadar geldi! Yeter, dayanamayacağım! O son kitabı mı okumayacaktım? Neyi yanlış yaptım? Bilgisiz ve o sayede mutlu ölme şansını da böylece kaçırdım! Doğuştan gelen eşitsizlik. Üstüne sisteme bağlı adaletsizlik. Yetmedi, toplumsal sıkıntılar. O da yetmedi çevre kıyımı ve afetler. Tabii ki kâfi değil: Kovid. Ve son bomba: “Sınırlı […]

savaşa hayır!

Kaç savaş görür bir insan hayatında? Kaç salgın­? Kaç çevre felaketi? Kaç kıyım? Kaç acımasız orman yangını, çaresizce seyredilen… Ağaçları ve içindeki tüm canlıları nefeslerini çalarak boğar ve çatır çatır yakarken… O gölgeli kuytularda yaşanabilecek nice keyifli akşamüstünü, neşeli pikniği ve huzurlu şekerlemeyi de daha akla düşmeden ihtimallerden tamamen silen! Kaç mevsim değişimi görür bir […]

bugün bir fotoğraf gördüm

Bugün bir fotoğraf gördüm. Biraz araştırınca İtalya’nın “Napoli’yi görmeden ölme” sözüne ilham veren şehrinde çekildiğini öğrendim. Hikâyenin peşine düşünce iyiliğe dair ihtimallerin yakınlığına ve çokluğuna dair ılık bir ümit kapladı içimi. Gözlerimi kapadım ve bu ümidin sıcak hava balonuna binerek yarı hayal yarı gerçek bir başka öykü yazdım. Bir de görmeden bakmak isteyenler için buraya […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön