yeni-k

Yere düşmüş bir dondurma külahından daha hüzünlü ne olabilir Ya da uçarak kaçmış bir balon buketinden? Onları elinde tutamayan çocuğun yüzünün harap hali, tabii… Hüznün her türlüsünden kurtarmak için yakanı Hayatın kendisi yere düşmüş bir dondurma külahıymış gibi Bir anda vazgeçip her şeyi ardında bırakmak iyi Hatta harika bir çözüm olabilirdi! Belki…

zorla, veda!

Bu sabah büyük kanepenin kapıya en uzak köşesine top olup sığındım, güne başlayacak enerjiyi bekliyorum. Ki gelmez o, biliyorum ama başka ne yapacağımı bilmediğimden öylece oturuyorum. Geçtiğimiz aylarda tanıştığım bir genç kadın vardı, arkadaşımın arkadaşı, görür görmez ona kanım kaynamıştı. Birkaç gün önce başından vurularak öldürüldüğü haberini aldım. İçi gülen gözlerine, düz uzun saçlarına ev […]

şehrim dediğim

Gerçekten de hayat sürprizlerle dolu… Ve irili ufaklı, zamanlı zamansız sınavlarla… Bu sınavların hepsi kaç yaşımızda olursak olalım, hemen hepimizin sabaha karşı kabuslarla uyandığı malum okul sıralarındakiler gibi sözlü ya da yazılı da değil. Keza benim şimdilik son olan sınavım da öyle değildi! Bu sefer, sorular beni hiç olmayacak bir yerde buldu: Süpermarkette! Kendi kendime […]

ağlak ninni

Dizlerini karnına çekerek evin güneş gören köşesine kıvrıl; yola devam etmekte kararsız bir fetüs ya da yalnızlığına düşkün yaşlı bir kedi gibi… Sakin hareketlerle bir avuç dolusu adaçayını tutuştur, şeytanı sustur, verme ateşe evi! Kışın soğuğu yolda, ruhun parmakları şimdiden kaskatı, hele toprak… Üşür şimdi o, düşünme, nefes al, karartma o enseyi… Ha hatırlayıp ha […]

maç kaç kaç?

Bu kadar senelik medeniyet tarihine rağmen hala mutsuz bir çocukluk geçirenin içindeki boşluğu doldurabilecek bulutsu madde imal edilemedi. Göze ilk anda tezat gibi gelecek ama tüm oyunları çocuğunun mutluluğu üzerine kuran anne babaların evlatlarının yüzü de nedense pek gülmedi. Hepimiz hatırlıyoruzdur: Oyun sahası biz geldiğimizde hazırdı. Tarafımız, yerimiz belliydi. Öyle, “oynamak ister misin?” diye soran, […]

AyKadın

Başımda üç beş tane beyaz saç var. Bazıları “Hocam biz buraya ne ara geldik?” diye soran gözlerle kaçamak bakışlar atıyor birbirine! Daha hiç konuşmadılar! Biri, ki sanırım onda güya çaktırmadığı bir yükseklik korkusu var, ayaklanıp kafanın ucundan etrafa bakmaya niyetlendi. Yukarıdan çevresine bakınıp nerede olduğunu kestirecek ya uyanık! Bir iki kalktı, dolandı, esniyor gibi yaptı. […]

kulağımızdan aklımıza sızanlar

Doğruya doğru! İnsanın içini ısıtıyor ona dair olanın takdir edilmesi, beğenilip onaylanması… İlkokul öğretmeninin “Aferin, ne gayretli çocuksun” demesi mesela. Ya da babanın “Akıllı evladım” diye saçını okşaması… Annenin seninle gurur duyduğunu söylemesi… Hatta oğlunun “En güzel çukulatalı keki benim annem yapar” ya da kızının “benim babamın elleri daha büyüüük” diye gözlerini kocaman açarak böbürlenmesi… […]

duvarlarla süngerlerin hikayesi

İnsanlar kendi aralarında ikiye ayrılır: Duvarlar ve süngerler. Duvarlar ya da diğer adıyla yüreğini her daim derin sulardan da serin tutanlar. Ve süngerler yani buluttan nem kapangiller. Duvarların da süngerlerin de kendi içlerinde alt grupları vardır. Tahta duvarlar, alçıpanlar ve mermer kaplı duvarlar gibi… Süngerler de renklerine, dayanıklılıklarına ve büyüklüklerine göre sınıflandırılır. Buluttan nem kapangiller […]

“kötü terapiste denk gelesin” diyemediklerimiz

Bazı insanlar o kadar kötü kalpli oluyor ki… Önce şöyle bir şaşalıyorum, gerçek olduklarına inanamıyorum. Sonra yapıp ettikleri, kötücül varlıklarını inkâr edemeyecek hale gelince,  İçimden geçiresim geliyor: “Öyle yalnız, öyle umutsuz bir hale gel ki terapiye bile seni iyi etme ihtimaline inandığından değil, birinin parasıyla dahi olsa seni dinlemesine muhtaç hale düştüğünden gitmek zorunda kal!” […]

anne kurabiyesi kokulu odalar

Rahata ermeden ölen babaların çocukları huzursuz yaşıyor galiba. Sırtları koltuğa yaslanmadan oturuyorlar. En leziz tatlar bile olsa tabaklarında, alelacele yiyip, tadını almadan yutuyorlar. Yaşamı kırılmasından korktukları kıymetli bir emanet gibi parmak uçlarıyla tutarak yaşıyorlar adeta. Bir sıkı sıkıya sarılamadan ona içlerinden geldiği gibi, tenini hatta kemiklerini hissetmeden huzurla nefes alıp vermenin, gam lekesiz tek bir […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön