beyaz zamanlar

Bembeyaz bir sabaha uyandım. Hatta önce tülün arasından gözüme takılan yoğun beyazlığa ilk bakışta inanamadım. O kadar ani ve öyle kalabalık gelmiş ki kar taneleri… Sevindim. Bir hediye almış gibi. Yumuşak adımlarıyla sessizce gelip her yeri el ele kaplayan bu minik şeyler hep bir ağızdan “Sürpriz!” diye neşeyle bağırmış gibi… Açtım perdeleri, geçtim karşısına bu […]

şimdi düş

Gecenin soğuğunda, büzüştüm bahçenin bir kenarına, Gözlerim gökyüzünün sonsuzluğunda.  Yeryüzünden umudu kestim, hele şu aralar,  Ümit var mı, sanmam, başka bahara?  Tenhanın ısıran ayazında, dayandım yalnızca duvara, Tek bir insan evladı yok sokaklarda ya da yıldız yukarıda. İnadına, inadına, inadına, ağlamayacağım! Bitmedi bu hikaye, biter mi kırılan bir dal gibi, şimdi, aniden buracıkta? Ne garip: […]

sakın vazgeçme kendinden

Bundan yaklaşık beş asır önce bir Japon komutanı olan Yoshimasa’nın pek sevdiği çaydanlıklardan biri kırılıyor. Ve talimatı üzerine sevgili çaydanlığı tamir edildiğinde karşısına çıkan manzara onu hiç memnun etmiyor. İyi ki de etmiyor. Çünkü komutanın çaydanlığı estetik bir şekilde tamir etmekle görevlendirdiği Japon zanaatkarlar sadece harika bir iş çıkartmakla kalmıyor. Aynı zamanda bugün bile kullanılan […]

duru su…

Yağmur yağsın Birikmiş kötülükler suyla beraber son damlasına kadar dünyanın damından aşağı aksın Bununla da kalmasın, toprağa karışıp topraklansın İyilikle tanışsın sonra kötülük, yer altında gezinirken Sabırsız ilkbahar tohumlarına gülümseyerek ümit dağıtan iyiliğe sevdalansın Kavuşamasın ama aşkına hiç Masal bu ya, kötülük bu sevdanın harıyla akıllansın Kendini iyi olmaya adasın Kötülük iyilik olunca  İnsan önce […]

yoklar ülkesi, İstanbul şehri

Bazen yollar hep yokuş yukarı, Sanki şartmış gibi çatallı, tekinsiz, dolambaçlı Hep o takıldığım sokak taşları takılıyor gözüme, Mutsuz sokak köpekleri, susuz ve cılız, Mat renkli kuyrukları saklı, gözleri çapaklı… Madem yoruldum, bıraksam uğraşmayı, bıraksam bu sokakları Azıcık dursam mesela, soluklansam. Bir park bulsam. Ağaca dokunsam. Yok. Bir bank olsa. Biraz otursam. Yok. Bir avuç […]

aklımda altın güneş

Aniden çıkan güneş bile daha iki gün önce kar yağdığını unuttuysa, Isıtıyorsa kışın ortasında, Aklımı camdan gelen sarı saçlarına  Dolayıp gün ışığının,  Halının üstünde kıvrılıp  Sokularak kedinin sıcağına, Ve onun saatlerce görmelere doyamadığı rüyalarına Hayallere kavuşmakla uğraşabilirim ben de pek ala Ne var ki bunda? 

yeni yıl mesajı

Neredeyse bir senedir, normalde hafta sonları mısır patlatıp seyretmeye giriştiğimiz distopya filmlerinden birinin içinde yaşıyoruz. Değişiklik olsun diye, ziyaretçi olarak kurmaca bir filmin setinde dolaşıyor falan değiliz, bilfiil kaotik gerçeğin içindeyiz. Hem de boğazımıza kadar! Senaryo olsa, amma da çok abartmışlar diye inanmayacağımız bir durumun içinde nefes alıyor, hatta buna alışıyor, “yeni gerçek bu, hocam” […]

bizim klan

“Kendim için yazıyorsam namerdim” Yok, bu olmadı, sanki biraz fazla iddialı kaçtı. Sonuçta seviyorum yazmayı, sadece diğerkâm bir uğraş değil bu, bir yaşam sağlaması. O zaman lafın doğrusu galiba şu: “Sadece kendim için yazıyorsam namerdim!” Çünkü dağıldık bence biz! Dağıldık çoğumuz. Oturduğumuz yerde ya da aynı anda farklı coğrafyalara da dağılarak. Hayatın işi bu zaten: […]

saf doğdum, saf yaşarım!

Biz hep insanları birleştiren ortak, evrensel değerlere inandık. Hem o değerlere inandık saf saf hem de onların dünyadaki çoğunluk tarafından paylaşıldığına. Bunlar öyle kompleks konular da değildi, doktoralı olman ya da büyük okullar bitirmen gerekmiyordu. Azıcık düşünmen, birazcık hissetmen bizden olmana yeterdi. Yani bize kalsa insan olman yeterliydi!  Peki, neydi bu değerler? Sakın ha öldürme, […]

portakaldaki vitaminden yıldızlara

“Bu kadar uzun süren yas mı olurmuş; ölenle ölen bu insanları da hiç anlamıyorum” diyor ya bazı insanlar. Ben de onları anlamıyorum. Cidden! Onlar gerçekten insan mı yoksa filmlerdeki insansılardan biri mi, onu bile anlayamıyorum. Gerçekten! Ekmeğini adilce kırıp bölüşerek, gülüşerek yemeyi zaten çoktan “ay inşallah bir gün” listesinden “çok zor be hocam” kategorisine geçirtmişlerdi. […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön