yıl sonu

Yıl sonu, hafta sonuna benzer bir his uyandırıyor bende. Tabii birkaç gömlek büyüğü! Sanki yıl bitmeyen bir haftaymış! Nasıl olduysa nihayet uzuuun cuma günü mesai sonu gelmiş çatmış ya da senenin son ders zili çalmış gibi! Mutluyuz çünkü nihayet özgürüz ama bir o kadar da yorgunuz çünkü ne zamandır affedersin at gibi koşturuyoruz! İşte öyle […]

bir harf

Kırgınlıkla kızgınlık arasındaki fark nedir, bir harften başka? Birinde kalbin kırılır, usul usul azalır can suyun, billur bardağın orta yerinden çatlayınca. Diğerinde içinde başlayan ateş bir anda tüm bedenine yaylır, sarar seni alevler, alaca bulaca. İlki sessiz, süzgün bir sarı, ikinci çığlık çığlığa, nar gibi bir kırmızı. En çok neye yakışır bu ikisi bilir misin? […]

hani şifa?

“Olacak şey mi bu?” diyeceğin her şeyin üst üste olduğu günler vardır hani… İki ayağının bir pabuca girdiği… Dokuz ayın çarşambasının bir araya geldiği… Bir de üstüne başına büyük şehrin hoyratlığının sindiği günler… Evin sokağına varana kadar saatleri saydığın, evin eşiğinden içeriye adım atarken “nihayet” diye mırıldandığın, kapıdan girer girmez soyunup dökünüp kendini duşun kollarına […]

masum değiliz

Yazacak çok şeyim vardı. Ama öyle kısa bir sürede o kadar çok şey oldu ki üst üste, dünyada ve kendi küçük hayatımda… Şöyle bir soluklanacak, sessiz sakin bir köşeye çekilip boş bir kağıda dermanımı anlatacak halim kalmadı… Burada, hissi çok, kelimesi yok, garip bir anda kendimi işitmeye çalışıyorum. Ben ne diyordum, sahi? Neye inanıyordum? “Ruhum […]

sessiz çığlık

El yazısıyla yazılmış bir tarif… Yaşadığın ülkede geçmeyen, eski bir kağıt para… Hiç beklemediğin bir anda başlayan bir sağanak gibi çıksa karşına… Şemsiyen yok, sığınabileceğin bir apartman kapısı, ağaç dalı yok! Yok işte! Senden ve beynine damlayan anılardan ve terkedilmiş yarınlardan başka bir şey yok! Ne yapardın? Ne yapardın hayat aynı anda dün ve bugün […]

yol şarkıları

İlk gençliğimde ne çok şeye kızardım. Hem de ne acayip şeylere ve ne kadar sık! Mesela insanların macera yaşamaya özenip macera filmleri izlemekle yetinmesine kızardım. Bir şeyi yapmayı çok isteyip yapmak yerine içlerinde ukde haline getirmelerine kızardım. Olasılıklar yerine olanaksızlıkları gözlerinde büyütmelerine kızardım. Yola çıkmayı dilerken yol şarkıları dinlemekten ileri gidememelerine kızardım! Sinirden kızarana kadar […]

özellikle!

Bir şarkı duydun. Duyar duymaz notalara ayrı, sözlerine ayrı aşık oldun. Hatta diyelim ki bu şarkı daha yazanın aklına, söyleyenin dudaklarına konmadan önceden beri sen onu seviyor, bekliyor, özlüyordun… Bir gün, ki o gün adamakıllı yorulmuştun, evin kapısına kadar gelmişsen de arabadan çıkıp üç adım yolu yürüyecek dermanı bulamıyordun. Konu komşu görür mü diye aldırmadan […]

içimden geçen

Bedenin, uzun bir sağanak sonrası ıslak bir kumsal gibi kıpırtısız uzanırken kala kaldığı yerde, içinde fırtınalarla yarışan atlar nereden koşuyor? Bir gıdım ekmeğinin peşinde didinen karıncalar bile uykuya çekilmişken mutfakta, seni kim ve niye uyanık tutuyor? Gecenin sert kabuğu sabaha karşı kırılınca, içinden güneşten başka bir şey çıkma ihtimali mi var yoksa? O ihtimale senden […]

ilahi adalet

İnsan bazen dönüp dolaşıp aynı kayalıklara tosluyor! Oysa biliyor ki oralar tekinsiz sular, en ufacık boşluğunda yakaladığı gibi rendeler teknenin altını. Üstelik yorgun teknenin altı rengarenk yamalı!   O yüzden gözlerini, neredeyse asırlardır süren uykusuzluğuna rağmen, açık tutmaya çalışıyor. Ellerini güneşe siper ediyor, bakışı kamaşmasın, aklı karışmasın diye. Şahinlere özenerek tüm kalan gücüyle bakıyor derinlere… […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön