Az önce güneşin ilk ışıklarıyla uyanmış olan perdeleri kenara çekerek yeni güne başlarken içinden neler geçiyor? Camdan dışarı bakarken gördüğün, geçmiş savaşçıların hayaletleriyle dolu bir muharebe alanı mı yoksa çiçek desen çiçek, ağaç desen ağaç, bostan desen bostan olabilecek kudrette bir toprak parçası mı? Eski yeni yenilgiler ve olası zaferler mi esir alacak hayatımızı, onlara […]
bir taneciksin
Bugün doğum günüm. Yeni yaşıma Atlantik’in bu tarafında giriyorum. Öyle alışılageldiği için zorla eğlenilen kutlamalar yerine sakin ve dingin bir gün diliyorum kendime. Mümkünse, o huzurun, kalan zamanım ne kadarsa ona da yayılmasını… Burada yasal içki içme yaşı 21 olduğundan arkadaşıma “nihayet 21 oldum, kanunlara uygun olarak kafayı çekebileceğim” diye takıldım dün. “21 yaşında olmayı […]
kimseyi kurtaramazsın
Dişini tırnağına takarsın, olmazı olur yaparsın, elinden gelenin de fazlasını yapmak için uğraşırsın… Ancak “Kimseyi kurtaramazsın, kendin hariç!” Hoş, kendini bile bazen kurtarabilirsin. Hatta gün gelir, kendini dahi ancak bir yere kadar kurtarabilirsin. Sonrası gelmez, arabanın ondan bir santim ileriye gidesi yoktur, gitmez. Yol olmayan yerde kükreyerek giden motor, an olur sinsi bir çukura dalar. […]
nereden geldim?
Zihnim, bedenim, kalbim, benliğim… Usanmadan yanıtını kovalayan soru: Ben hangisiyim? Vücuttaki organların suya benzer uyumundaki mucize, varlığımın parçaları arasında neden yok? Neden eski bir kasetteki ses atlamaları gibi kopuk, yer yer sessiz, beni ben yapanlara dair sırları fısıldayan dudaklar? Neden annesinin topuklularıyla yürümeye çalışan kız çocuğu gibi dengesiz hissediyor yaşam deneyimim, bezden torbalarına rastgele tıkıştırırken […]
güneş doğar
Akıntıya karşı kulaç atmak zor iştir. Üstüne çullanan ağırlıkla cebelleştiğin yetmezmiş gibi bazen kendinden de şüpheye düşersin. “Ya millet tıpış tıpış Mersin’e giderken tersine gidecem’ diye didinen bir tek bensem” diye hafiften bir kuşkulanırsan hele, yükün iyice ağırlaşır. İşte o anlarda “bir külçe gibi bıraksam kendimi dibe” diye geçer bazen içinden. Sirenlerin sihirli şarkıları kulağına […]
gökyüzünü çalmışlar
Gökyüzünü çalmışlar. Nasıl olduysa anlayamamışım şimdiye kadar. Uzaklara, çok uzaklara gidip önce nefes alacak, sonra da başımı yukarıya kaldıracak kadar can toplayana dek fark edememişim: Kimse bakmazken araklayıp gökyüzünü sadece kendilerine saklamışlar… Oysa ne uçsuz bucaksız bir mavilik, ne sonsuz bir hafiflik o. Tüm asırlara, ırklara, canlılara yetip de artacak kadar kocaman. Kâh bulutların evi, […]
acı dili
Geçenlerde, hiç tanımadığım birine cesaretimi toplayıp gerçeği söyledim. İçimden bir ses çabamın boşuna olduğunu söylüyordu. Bir diğer iç sesim “istediğin kadar çabala, seni dinlemeyecek, sözlerinin doğru olduğuna inanmayacak” diye müstehzi bir gülümsemeyle yaptığıma burun kıvırıyordu. Rasyonel aklım “hiç bulaşma, sonucunu biliyorsun. Malum, daha önce de denemiştin” diyordu. Ama hatırladım ki “vicdanımadır hesabım”, o yüzden gerçeği […]
yarım kalmayacak
Hayata iki türlü bakabiliriz: Her şey zamanla kaybolur diye düşünebiliriz. Ya da Paulo Coelho’nun sözündeki gibi “Her şey zamana kaydolur” diyebiliriz. Ben ikincisini seçenlerdenim bu gece. Değil mi ki ellerine son kez dokunmamın üzerinden yıllar geçmişken tek gördüğüm onlar bugün bütün gün. Değil mi ki neye inandığıma bağlı akıl sağlığım… Hem zaten içinde olduğum andan […]
gel kardeşim
Gördüklerine dayanamıyor artık gözlerim, dünyaya açılan kapıları şimdilik kapatmaktan başka çarem kalmadı. Sıkışınca, kafayı kuma gömmeyi reddeden her fani gibi kanadı tırnaklarım tırmalamaktan, kırıldı ses tellerim dert anlatmaktan, değerdi bari tek bir duyan olsaydı. Bir yasımız vardı, dumanı halen tüten yıkıntılar arasında çürüyen herkes için ve geride kalsa da yaşamı kalmayanlar için… O yas yüreğimize […]
enkaz
Günler oldu ki ruh halim bir garip. Kış toprağında kabuk gibi, dışı sert ve donuk, bomboş sanki içi! Kızgındım önce, lavlar kadar kızgındım. O kadar ki duygularım biraz daha kabarsa taşabilirdim… Patlak bir plastik top gibiyim oysa şimdi. Rengarenkti, düşler gibiydi, kendinden utanarak solup gitti sanki bütün renklerim. Sancılı bir karabasan, dehşetli düşüncelere sığmayıp koca […]
