“keşke” dememek için

Karsuyu ne yapar eder, ulaşır soğuktan büzüşmüş parmaklara. Bot, ayakkabı, çizme, çoğu gerçek birer engel değildir ona kalırsa.  Pişmanlık da ona benzer bence. Düşünsene, vicdana sızan pişmanlığın sınır tanımayan karsuyundan farkı ne? Ilık ve kuruyum diye seviniyordun. Şimdi ıslaksın ve üşüyorsun, üstelik evden de uzaksın! Eee daha ne olsun? Ne güzel unutmuştun onu: Kime ne […]

mucize mi ararsın, bini bir para

Bugün de güneşli bir köşe bulduğuna şükrederek, yukarıdan uzanıp onu şefkatle kucaklayan sarıya sığındı, kalp burunlu sarman kedi.  Ne mutlu sana, sıcacıksın ve keyfin yerinde şimdi! Oysa bilsen, böyle dertsizce gerinebilmek, yaşamla uyum içinde yuvarlanıp gidebilmek için neler vermezdim! Hep diken üstünde oturan… Tüyleri diken diken… Postunun derdinde… Kedi değil, ben! Hâlbuki çoktan kabul edebilirdim: […]

düzen (hem isim hem fiil)

Arkadaşım aradı, “hemen buluşmamız lazım” diye. Dertli, hem de ne dertli. Konuşamıyor bile. Sesi kırılmış. Onuru ve maneviyatı da… Nefesi dar. Bana iki kelime edip derdini anlatmaya kalksa durup soluklanıyor. Bir eli kalbinin üstüne konuyor; kalkıyor, tekrar konuyor. Eli ana, kalbi yavru kuş. Sanki onu yuvasında ve sakin tutmaya çalışıyor. Yüreği, yerini sevmeyen ve ama […]

siyah beyaz ve rengarenk

Bu aralar içimden hep siyah beyaz Türk filmleri seyretmek geçiyor. Ev sessiz olsun, çekirdek ve zaman bol… Evimizin Türkan’ı dolgun dudaklarını titretip sürmeli gözlerini süzerek aşık olduğu civana baksın: “Sevemedim kara gözlüm, seni doyunca” diye ah’lansın. Bu aşktan habersiz olan yiğit Tarık, gönlü de kendi gibi güzel olan cânım adam, ağız dolusu gülümsesin gözlerimizin içine bakarak.  […]

limon-ata

Evinde bir bahçesi, bahçesinden de bir limon ağacı olan kişi, çok şanslı biridir bana soracak olursan. Bir kere bir evi var düşünsene!  Kendine ait bir dört duvar. İçi kendi cumhuriyetin! Bir ev deyip geçtiğin, ne çok şey aslında! İhtiyacına ve hayal gücünün sınırlarına bağlı olarak her şey olmaya kadir: Barınak, sığınak, aşhane, otel, hastane, okul, […]

sabah nöbeti

İnsanın her sabah kalkınca sulayacağı birkaç çiçeği olmalı.  Ya da cümleyi şöyle kuralım: İnsan, her sabah en azından çiçeğini sulamak için kalkmalı!  Bazı sabahlar, sabah oluyor ama olmuyor ya, hani! Uyku bitiyor ama beden dinlenmiş olarak uyanamıyor, ya! O zaman, insan dediğin, en azından, çiçeklerine yazık etmemek adına uyanmalı. Olmazsa, uyur insan yine bir yudum […]

içim başarı, dışım para mı benim?

Gençliğime söyleyebilecek tek bir sözüm olsaydı, bu ömürlük tavsiye ne olurdu? Ona derdim ki: Hayat seni alacak, zaten orada doğmamışsan, muhtemelen bir şehirde bırakacak. O şehirde rekabet olacak, asfalt olacak, trafik ışıkları ve kalabalıklar olacak. Üstüne metro istasyonları, inatçı fareler, doyurmayan yemekler ve uçan böcekler, çalışmaktansa çalmak isteyenler ve uğraşmaktansa kaytarmak isteyenler olacak. Bir de […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön