İçimde Kalacağına

iyi bilgeler

İçimde, bu yazıyı okuyan bazı insanların yüzünde müstehzi bir ifade belirecek ve akıllarından “ne yani, dünyayı Şirinler Köyü mü sanıyor bu?” benzeri sorular geçecek gibi bir his var. Olsun, sağlık olsun. Arada o da lazım…

Ve başlıyorum:

İçimde adını yeni koyduğum ama içeriğini ne zamandır aklımda evirip çevirip durduğum bir dilek var. Biraz dilek, biraz ideal, hayal ya da ütopya belki ukde!

İnsanlık tarihinin içine düştüğümüz zaman diliminde her şey var gibi geliyor bana ama yine de nedense her şey eksik kalıyor. Eskiden meşhur olan Bakkal Amca şarkısındaki gibi, bakkalda ne ararsan var ama ortada helva yok! Neden diye soruyorum ne zamandır kendime… Artık cevabı dünyaya bakışımızı belirleyen değer yargılarımızda buluyorum.

Devir teknolojiyi, parayı, ünü ve başarıyı kutsallaştırıp öne çıkarırken duyguyu, mistik olanı, insanı insan yapanı “romantik” diye yaftalayarak küçümsüyor.

Üstelik, buradaki teknolojiden kastım, ayakları olmayan çocuklara özel bir bisiklet geliştirip bunu ihtiyacı olan her dünya çocuğuna ulaştırmak değil elbet… Başarı deyince, birinin derdine derman olmak, onun kendisini iyi hissetmesini ve haftalar sonra ilk kez ümitle gülümsemesini sağlamak değil söz konusu olan.

Paradan kastım, kimilerinin binaları dolduracak kadar çok parası olması, bu bolluktan sıkılıp elindekinin kıymetini bilememesi, yine de daha çoğu için sınır tanımadan doğal kaynak tüketirken diğerinin paranın nimetlerinden, ekmekten, akmayan çatıdan, yürürken acıtmayan ayakkabıdan mahrum kalması… Yani insanlığın değil sadece sahip olanın kendisinin faydasına olan teknolojiyi, parayı, ünü ve başarıyı kastediyorum burada.

Üstüne bir de insanın insan yanına dair hemen her şeyi “safça” ve “çocukça” bulup aşağılıyor egemen kültür. O zaman da evrensel değer bilip samimiyetle kucakladıklarımız dahil vicdan, ahlak, diğerkâmlık ve dayanışma gibi değerler kâğıt gemilere binip yola çıkıyor. Çok geçmeden de suyun dibini boyluyor.

büyücü kadın

Hep Eksik

İşte o yüzden tam olamıyor var olma deneyimimiz. Hep eksik kalıyor içimizde bir yerlerimiz.

Bu nedenle var bir dileğim. Biraz dilek, biraz ideal, hayal ya da ütopya belki ukde, adına ne dersen de! Plan şu: Dünya üzerinde birkaç tane temiz havalı, güzel doğalı yer seçiyoruz, mesela Kaz Dağları gibi. Sonra o bölgedeki ülkelerde yaşayan “iyi bilgelere” haber uçuruyoruz. Ki bunlar akademisyenler, yazarlar, araştırmacılar ve sanatçılar kadar dedeler, masalcılar, aşıklar ya da önerisini paylaşmak isteyen herkes olabilir.

Onlara dünyanın geleceği ve gezegendeki hayatın devamı için kritik önem taşıyan üç sorunla ilgili üç soru soruyoruz:

“1. Doğa anayı nasıl iyileştiririz?

2. Farklı düşünen insanları birbirlerini duyup anlamaya nasıl razı ederiz?

3. Ekmeğe, eğitime, sağlığa ve haklara erişimde adalet sağlamak için ne yapabiliriz?”

Ve onları bu soruların çözümlerine dair önerilerini hazırlamaya davet ediyoruz.

Diyoruz ki onlara “bir süre düşünün. İster rüyaya yatın ister eski destanları karıştırın ister şarkılar yazın ya da teori kitaplarının köşesini bucağını araştırın. Yeter ki aklınıza gelen fikri, ilk başta çok saçma bile gelse mutlaka not alın.

Sonra toplayın sırt çantanıza birkaç kişisel eşya, toplanma yerlerinde buluşalım. Aynı sorular üzerine düşünenlerle, benzer sorunları dert edinenlerle bir araya gelelim. Birkaç hafta aynı vadide, komşu çadırlarda konaklayalım. Yeni arkadaşlıklar kuralım, yeni fikirler duyalım, zihinsel ve duygusal egzersizler yapalım.

Yemek yapmaktan bulaşık yıkamaya her işi birlikte yardımlaşarak yapalım ama en çok da bu üç sorun ve çözümleri üzerine kafa yoralım. Sonra da birkaç çözüm aklımıza yatsın nihayet ve onları kendi bölgelerimizde nasıl hayata geçireceğimize dair yolları tartışalım.”

İyi ve Bilge Çözümler Arama Konferans Serisi

Yani bir “İyi ve Bilge Çözümler Arama Konferans Serisi” yapalım. Önce kalple beyin nerede ayrıldı hatırlayalım. Sonra para ve başarı gerçekte neydi, ne içindi anımsayalım. Sonra insanda kalple, yetenek, beceriyle vicdan neden biraradaydı ve ne zaman, niye vedalaştı bunlar onu anlayalım. Ve nihayet iyi kalpli bilginin sağlayacağı çözümle, ihmalden yara olmuş derdi buluşturalım.

“Bunların hepsi hayal” diyenlere de “insan olduğumuzu hatırlamak için hayal kurmamız gerekiyor belki yeniden” diyelim. Ve hep birlikte hayal kuralım.

“Daha güzel daha adil, sevgi dolu bir dünya için… Barış için, insanlık için, kardeşlik için…” Kalple beyni yarıştırmak yerine kavuşturmak için… Toplumsal adaletle bireysel iyiliği birleştirmek için… Gerçek çözümlere ulaşmanın ve onları gerçeğe taşımanın yollarına uyanmak için… “İyi ve Bilge Çözümler Arama Konferans Serisi”nde toplaşalım. Ve topluca hayal kuralım.

iyi bilgeler” üzerine 10 görüş

  1. Einstein’ın ünlü sözünü görene ve 1968 kuşağıyla ilgili belgeselleri izleyene kadar insan hayal gücüne o kadar değer vermezdim. Artık saygım sonsuz 😉

      1. merhabalar sevgili yazar ( :
        ben dileğinizi / hayâlinizi / idealinizi / ukdenizi / ütopyanızı adı ne ise bu harikulâde düşünceyi destekliyorum. inanın gerçekleşmesi için elimden gelen her şeyi yaparım. insanlık olarak ve toplum olarak çok bozulduk ne yazık ki. kendimizi anlık heveslere kaptırdık, geçici olanı kovalarken kalıcı olanı elimizden kaçırıyoruz. bu yüzden de gerçek mutluluğa, huzura ulaşamıyoruz bir türlü. “Kalple beyni yarıştırmak yerine kavuşturmak için…” ben de “İyi ve Bilge Çözümler Arama Konferans Serisi”ne katılmak istiyorum. siz ışığı yakın yeter ki ( :

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön
%d blogcu bunu beğendi: