el yazısı

Yıldız Tozuvar

Ben Yıldız Tozuvar
Hayali bir kahramanım…

Buraya saklandım çünkü dışarıda hayalleri çalan bir dünya var.
Ama yine de…
Herkesin bir ada gibi yalnız başına yaşadığı devirde, takım yıldızlarını bile gülümsetecek kalabalık bir neşeyle yaşayasım var.
Senin?

ben evde yoksam

Barış Yürüyüşü

Kendimi bu devirde kimsesiz hissettiğim zamanlarda dönüp dönüp okuduğum bir söz söylemiş Dalai lama: “Gezegenin daha fazla sayıda başarılı insana değil barış getiren, şifa veren, onaran, hikaye anlatan veya sevginin her türlüsüyle dopdolu olan insana ihtiyacı var.” demiş. “Tespit doğru olmasına doğru da…

hatırlarsın

Can için… İçine kapandın. O kadar çok güneş doğup battı ki üstüne, istiridye olsaydın kocaman bir inci yapardın. İçine oturan sızı, suyun taşıyamadığı kum taneleri gibi deldi kalbini. Çıt çıkarmadın… Zamanla acı ruhuna yerleşti sense acıya. Bildiğin loş, ılık bataklığı boşa çıkabilecek aydınlık…

Oyun Bu

Oyun Bu! Büyük ekiple aylardır, sevgili Saltuk’la ise yıllardır bu şarkı üzerinde çalışıyorduk. Nihayet tüm hazırlıklar tamamlandı: Oyun Bu azıcık nazlanarak da olsa bugün yani 10 Haziran 2025 günü piyasaya çıktı! Şarkı artık özgür!  Onu besteleyen ve seslendiren Saltuk Erginer, sözünü yazan ben Filiz…

Blog güncellemeleri için kaydolun!

Bir süre önce can dostum, “yazsana” dedi yine; “yine yazsana!” Her şey öyle başladı zaten...
Yazı oluşturuldu 274

Ben Evde Yoksam

Şimdi diyeceksiniz ki “Ben Evde Yoksam” da nereden çıktı?

Ne cevap verebilirim ki: Öncelikle, iyi soru. Cevabıysa özetle şöyle: Denediğim birçok yol beni buraya getirdi. Malum yerden, seneler ve kilometreler ötesinden ilham aldım yani. Bir de varlığımın en derinlerinde saklı bir yerlerden… Galiba en çok “burası ev yani mahrem ve ben buradayım” deme zamanım geldi.

“Buralarda yoksam, çorba parası kazanmaya ya da hava almaya gitmişsem; sen rahatına bak, kafana göre takıl, oku, yaz. Banyoda temiz havlu ve dolapta soğuk bira var” diyesim geldi. 

gecede bizSonra niyeyse ölüm geldi aklıma. Bu aralar çok kayıp haberi geldi arka arkaya, ondan mı bilmem. O zaman da ilginç bir “burası ev ve ben ölsem de burası kalacak” rahatlığı geldi üstüme. 

Sanki kendi halinde bir blog değil de bir müze açmışım ve onu zamansız eserlerle doldurmuşum. Boş durmayıp bir de vakıf kurarak bir ton para ve vasiyetle hepsini birilerine bırakmışım, Artık ne kafasıysa! Ben de kendime şaştım kaldım. Pes! 

Sonra nedenini nasılını düşünmektense bu hissi sahiplenip düşselleştirmeyi seçtim. Hani olur ya, törenlerde mesela, rengarenk balonlar havaya salınır. Ya da dilek balonları bir bir umutla karanlığa doğru süzülerek geceyi aydınlatır. Göğe yükselirken geleceğe haber taşırlar sanki. Böyle görüntüler geldi arka arkaya gözümün önüne. Sizi bilmem ama bu da bana iyi geldi.

Galiba bu aralar, hayata hükmeden virüs, herkes gibi beni de alabildiğine darladı. Ve korkmadan özgür bir nefes almak için de aklıma estiği gibi davranmaya, biraz hafiften alıp çocuklaşmaya ve amaçsızca hislerimin ardı sıra dolaşıp ufka bakmaya ihtiyacım vardı. 

Ufkumuz geniş, evimiz şen olsun!

Bir süre önce can dostum, “yazsana” dedi yine; “yine yazsana!” Her şey öyle başladı zaten...
Yazı oluşturuldu 274

Ben Evde Yoksam” üzerine 2 görüş

  1. Merhaba güzel yürek. Önce blogunun üçüncü yılını kutlarım. Afedersin galiba ben biraz buralara geç geldim.Olsun ,ne demişler geç olsun da güç olmasın. İşte böyleyiz biz evimize ya da soframıza gelene kapımız hep açıktır. Benim de gelene bir tas çorba hep olur şükürler olsun ki en azından. Daha çoğu da olursa yani varsa harika olur tabii ki.Belli ki bizler misafirperver sınıfındaniz. İyi ki öyleyiz bu bizi mutlu ediyor belli ki seni de .Buna sevindim Güzel Yürek. Hoscakal.Firsatim oldukça yazılarını okumaktan mutluyum. Sen de yazmaktan vazgeçme e mi?Hoscakal.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön