İçimde Kalacağına

çiçek çocukları, çevre savaşçıları

Nedense çevreci denince insanların gözünün önünde romantik, hayalci, çocuksu, masum ve doğrusu ya biraz da saf bir tipleme canlanıyor. Buna göre çevreciler kuşlarla şarkı söyleyen, ağaçlarla dertleşen, uğur böcekleriyle tekerleme oyunları oynarken tavşanla kaplumbağanın arasına oturarak masal okuyan kişiler… Boş zamanlarında, ki genel kanıya kalsa çoğu zaten boş gezenin boş kalfası, teletabiler gibi sürekli gülümseyerek doğanın içinde dans edip dolaşıyorlar. Ve hatta çiçek perilerine özenip bir o dala konuyorlar, bir o çiçekten bal alıyorlar, öyle öyle mutlu mesut yaşayıp gidiyorlar.

Belki bir zamanlar bu imajın kısmen doğru olan yanları vardı. Doğanın içinde ekolojiyle dost komünlerde yaşayan, ortak bostanları ekip biçip oradan beslenen adı üstünde Çiçek Çocukları vardı mesela. Oysa şimdi gerçek öyle mi ya? 

On yıllardır, insan doğayı yuvası değil de malı olarak görmeye başladığından beri, çevreci olmak için hayalci değil yürekli, çocuksu değil adamakıllı kuvvetli olmak gerekiyor!

İçimde Kalacağına

Çünkü çevre deyince üç ağaç, beş kök, iki tırtıl deyip hafife alınabilecek bir kapsamdan değil içi ilahi denge için birbirine muhtaç olan canlılarla dolu koskoca bir gezegenden söz ediyoruz. O gezegenin kaynaklarından, zenginliğinden, imkanlarından ve hepsinden önemlisi, insan soyunun bunlardan nasıl ve ne şekilde faydalanacağından… 

Mesela insan beslenerek yaşadığına göre… Ve herkesin kaliteli bir yaşam sürmesi için erişilebilir, kaliteli besinler gerektiğine göre… Bir kefede mevsimine, yerine uygun tohumu, fideyi toprağı kuvvetlendirecek doğru tekniklerle ekip biçmek varsa… Öbüründe de o toprağın altındaki fosil yakıtı elde etmek için onun bağrını delip geçmek, onu çıkarırken de kullanırken de dahasını ararken de doğayı biraz daha küstürmek var. 

DÜNYAMIZI KURTARMAK İÇİN DİŞİNİ TIRNAĞINA TAKANLAR

Seçim kimin? Cevap kesin. Paranın! Bu seçim onun hayatını birebir etkilediği halde ondan habersiz olan, ona ses çıkarmayan ya da onu umursa(ya)mayan kim? Parası olmadığı için onu kazanmayı öncellemesi gereken sen, ben!

İşte çevreciler o yüzden birer kahraman! İşlerini güçlerini bırakıp güçlü olanların çıkarlarının karşısında duranlar çünkü onlar. Bunu gezegendekilerin yaşama hakkına sahip çıkmak için hepimizin adına yapıyorlar. Onlar güç, para, nüfuz, kontrol ve tüm bunların satın alabildiği bütün güçlerle karşılarında dikilen bir vicdan körlüğü seddine karşı ellerindeki eski kazma küreğe, ruhlarındaki iyi bir dünya hayaline sahip çıkanlar. Birbirlerinden ve ideallerinden başka tutunacak dalı olmayanlar. Bize rağmen bizim dünyamızı kurtarmak için dişini tırnağına takanlar.

Sen hangi takımı tutuyorsun? Parayı mı? Yaşamı mı?

Peki, yaptıkların ya da yapmadıklarınla, kimi destekliyorsun? Yatırım kararını verirken senin ciğerlerini değil de kendi cebini düşüneni mi? Senin ve soyunun iyiliğini senden çok düşüneni mi?

çiçek çocukları, çevre savaşçıları” üzerine 4 görüş

  1. merhabalar ( :
    çevrecilere karşı yıllardır benim de gözlediğim küçümseyici bakış açısını oldukça gerçekçi üslupla ele almışsınız. bazılarımız doğadan yana olurken çevreye sahip çıkarken bazılarımız ise paradan yana olup doğayı katlediyor. biz her zaman doğadan yana olan tarafta olacağız. var olun..

    esenlikler dilerim..

  2. Aklıma kızıl derili bir söz geldi,
    Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön
%d blogcu bunu beğendi: