breathe

delirmemenin beş yolu

Dünya çoğumuz için gül bahçesi olmadı hiçbir zaman! Üstüne bir de küreselleşmeydi, Korona salgınıydı, komşu ülkelerde pıtrak gibi baş veren işgaller, çatışmalardı derken sinirler iyice gerildi! İklim krizini, neoliberal ve popülist politikaların can sıkıcı sonuçlarını, ayrımcılığı, adaletsizliği ya da ülkeye özel sorunları yersizlikten saymıyorum bile. Maddi sıkıntılar, güvenliksiz işler, ha babam yükselen fiyatlar da cabası!

Peki, ne yapacağız şimdi? Bu insan evlatları ne yapsın da çıldırmasın? Keçileri aniden kaçırmamanın bir formülü var mı? Ne yapmak lazım ki etrafımızda bütün olan bitene rağmen kendi içimizde akıl sağlığımıza -en azından kalanına- sahip çıkabilelim? Benim için işe yarayan birkaç can kurtarıcı yöntemi, tüm dünyalı ruhdaşlarım için derledim! Tüm kalbimle faydalı olmasını dilerim!

 

  1. Kendine ait bir zaman dilimi bulmak!

Ruhen iyi hissetmek için “kendine ait bir zaman dilimi” bulmanın önemi büyük! Bu zaman dilimi günde beş dakika da olabilir bir saat de. O sıralar hayat ne kadarına izin veriyorsa o kadarına sahip çıkarak bu vakti kendini iyi hissettirecek bir şekilde geçirmek gerekli!

O sırada örgü de örebilirsin şarkı da söyleyebilirsin, kitap da okuyabilirsin meditasyon da yapabilirsin. Anahtar nokta, keyif aldığın, sana iyi gelen bir şeyi yapmak ve bunu her gün tekrarlamak! Eğer o anlarda içinden bir şey yapmak gelmiyorsa sakın kendini zorlama. Özellikle zihinsel enerji gerektiren işlerde çalışanlar için boş zamanlarında hiçbir şeyle uğraşmamak beynin kendine gelebilmesi için harika bir fırsat!

 

  1. Nefes almak!

“Hadi canım sen de!” dediğini duyar gibiyim, sen sen ol, deme! Neden nefesi vurguladığımı anlaman için mesela sinirlendiğin, üzüldüğün veya hayal kırıklığına uğradığın anlarda nefesini, çevrendekileri gözlemlemen yeter! Göreceksin ki bu tür duygular ve nicesi nefesimiz üzerinde inanılmaz bir etki yaratıyor.

Dilimiz “sinirle bağırırken nefes nefese kalmak”, “heyecandan nefesinin kesildiğini fark etmek”, “korkudan nefes alamamak” gibi ifadeleri boş yere üretmedi! Bizi zorlayan anlarda düzenli olarak nefes almaya devam etmek, nefese odaklanmak ve nefesimizi düzene sokmaya çalışmak hayati! Bunu başarmaya yardımcı olan birçok teknik var. Biri burada.

 

  1. Köklenmek!

“Oynatmaya az kaldı, doktorum nerede?” şarkısını bağıra bağıra söylemenin bir çaresi de olduğumuz yere ve ana kök salmak! Bunun için yapmak gereken tek şey beş duyu organımıza odaklanmak. Yani görmeye, işitmeye, dokunmaya, koklamaya ve tatmaya! Misal, bulunduğumuz yerde gördüğümüz beş eşyayı saymak, kokulu bir mum yakmak, kadife bir yastığa dokunmak, bilateral müzik açmak ya da elma ısırmak!

5-4-3-2-1 tekniği içinde hissettiğin olumsuz duygudan kurtulup ana dönmek için ideal! Sırasıyla, etrafına bakıp yapacakların sadece şu kadar: Gördüğün beş eşyayı saymak, dokunabileceğin dört eşyaya odaklanmak, o an duyduğun üç farklı sese kulak vermek, iki farklı koku almak ve bir şeyin tadına bakmak!

 

  1. Sahip olduklarının değerini bilmek!

Karşı tepedeki evin pencereleri altından yapılmış gibi gelir çoğumuza. Sadece masallarda değil, gerçek hayatta da bu yanılgı yaygındır maalesef! Pencereleri altın gibi gösterenin bakış açımızdan ibaret olduğunu çok kolay unuturuz. O karşı tepeyi hırsla tırmanınca ve güneş battığında, o pencerelerin bizimkinden farklı olmadığını görürüz!

Hayatımızdaki birçok şey hak ettiğimiz ya da istediğimiz kadar iyi olmayabilir, ihtimal değildir de. Yine de sahip olduklarımıza, ki sadece finansal değeri olan şeylerden söz etmiyorum şüphesiz, bakınca sevinecek neler vardır kim bilir. Gençsek daha uzun yıllar yaşayabileceğimiz öngörüsü bence şükredilecek şeydir mesela. Eğer yaşımızı başımızı aldıysak, hele de dolu dolu bir ömür yaşadıysak, bu birçoklarına göre çok şanslıyız demektir. Özetle, mesele dönüp dolaşıp bardağın dolu mu boş mu olduğuna geliyor ve senin hangisine baktığına!

Dikkat çekmek isterim: “Olanla yetin, haksızlığa karşı durma ve dahası için çabalama vb” demiyorum asla! Yarın için planın ne olursa olsun bugün elinin altında olanın kıymetini gör diyorum naçizane. Bil ki günden yarına akarken takvim, biraz daha rahat nefes alabil!

 

  1. Bedeni sakinleştirmek

Bu madde, özellikle stresli bir yaşam sürenler, işyerinde zorlu günler geçirenler veya yaşamında gergin bir dönemden geçenler için vazgeçilmez. Stres, kaygı, gerginlik, korku, öfke, haksızlık, engellenme, hüsran, hayal kırıklığı gibi duygular yaşayanlar, bunların bedenlerinde bıraktığı negatif enerji tortusunu iyi bilir!

Vücutta biriken bu olumsuz enerjiyi temizlemek için bir şeyler yapmak hem bedensel hem de zihinsel ve duygusal açıdan olmazsa olmaz! Bunu nasıl mı yapacağız? Orası bize kalmış! Tempolu yürümek, koşmak, kum torbası yumruklamak, bağırarak tepinmek, rock müzik çalıp dans etmek ya da türkü çağırıp horon tepmek akla ilk gelenler! Seçim bizim yeter ki bir yolunu bulup bedeni sakinleştirelim!

Bilmiyorum, bu beş kısa hatırlatma sana neler düşündürdü. Belki “sanki biz bunları bilmiyoruz. Tabii ki biliyoruz ama bir türlü zaman bulamıyoruz” diye hayıflandın. Belki “haklısın ama hiç enerjim yokkkkk! Yataktan zor kalkıyorum” diye sızlandın. Ya da “kolaysa sen yap da görelim” diye atarlandın. Ne diyeyim, haklısın! Hayat kolay değil ama elimizde olan bu kadar! Ne eksik ne fazla! Hayat şimdi. Hayat bir tane. Hayat senin. Onu nasıl yaşayacağına ya da öleceğine dair karar da!
Bir süre önce can dostum, “yazsana” dedi yine; “yine yazsana!” Her şey öyle başladı zaten...
Yazı oluşturuldu 276

delirmemenin beş yolu” üzerine 4 görüş

  1. Sizi bile bir miktar germeye başlamış artık dünya! Ciddi anlamda çalkanıyor gerçekten. Ekonomi konusu çok doğru. Neredeyse her şey ekonomiye bağlıdır. Fiyatların artışı, ücretlerin düşüklüğü, dünya krizleri, dünya savaşları ve kısacası neredeyse her şey ekonomiye bağlıdır. İnsanlık olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Kendini rahatlatma yolu bulabilenler daha doğru biçimde günlerini geçiriyor. Diğer yandan, kesinlikle haklısınız. Neoliberal politikaların sonucu olduğu doğru olabilir. Ancak kesin konuşmamak bir ekonomist hastalığıdır 🙂 Umarım, iyi insanlar iyi biçimde atlatır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön