İçimde Kalacağına

ego marka bıçak!

Ego dediğin iki tarafı keskin bir bıçak gibi! Ve hemen her bıçak gibi o da yarayı temizleyip iyileştirmekte işe yarıyor. Öte yandan aynı ego yeri geliyor elin kendisini de kesip atıyor. Çünkü herkes bilir ki önemli olan bıçağı tutan eldir ve niyettir!

Zaman içinde görüp geçirdikleri sayesinde “egosunu aldırdığını” söyleyenlerin hemen hemen hepsi de dahil olmak üzere insan oğullarının ve kızlarının çoğunluğuna içten hükmeden efendidir ego. Onun varlığı bazen zorlu olabilir doğru ama aslında bence gereklidir.

“Yürü be oğlum, kim tutar seni” diye tıfıl oğlana gaz veren de egodur; tavşan dişli olduğunu düşündüğü için içlenen kızı ümitlendirip parlatana kadar saçlarını taratan da odur. Günün birinde o ikisi kavuştuğunda egolardır el ele tutuşup gizlice gülüşen.

Bilmem ama bebeğin düşe kalka, yara bere içinde yürümeyi öğrenmesi bile belki egonun eseridir.

Bu dünyada sağlam bir egosu olan ve onun esiri olmanın ötesine geçememiş birinden daha itici, daha sinir bozucu, daha kendinde kaybolmuş insan bulunabilir mi, hiç sanmam!

İçimde Kalacağına

Ama yine de egoya hepten tüh kaka diyen kimsenin sözüne de inanmam.

Çünkü arada yol arkadaşları bulsa da insan, bazıları kendini kalıcı sansa ya da sanılsa da, malum, hayat esasında tek kişilik bir macera. Gelirken yalnızsak ve giderken de, evren olsa olsa bir başımıza kalmayalım, en azından kendi kendimizle konuşalım diye içimize yerleştirmiştir egoyu. 

Kendi kendimize dertleşirken veya didişirken, kendi kendimizle yaptığımız hemen her şeydeki ikinci “kendi”nin ta kendisidir ego!

Tamam, sinirdir minirdir, kendini fazla beğenir ama aynı zamanda inadına yaşama tutunma, ayakta ve hayatta kalma arzusu ve iddiasıdır.

Ve madem yaşamaya geldik bu dünyaya, o zaman belki de asıl işimiz egomuza paçayı kaptırmamak ama onu ezdirmeden ve onun gazından güç olarak yaşamaktır.

ego marka bıçak!” üzerine 2 görüş

  1. merhabalar değerli yazar ( :
    insanlığın egosunu ne kadar güzel betimlemişsiniz. insan egosunun esiri de olmamalı, egodan tamamen arınmış da olmamalı. aradaki ince çizgiyi ayarlayabilene ne mutlu. emeğinize, kaleminize, yüreğinize sağlık.
    başka bir yazınızda görüşmek üzere.
    hoşça kalın..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön
%d blogcu bunu beğendi: