Can dostumun filizi, manevi yeğenim, bidicikken canavara “cavanar” derdi: Yatağın altına saklanan, perdenin arkasından gözetleyen, gardırobun içinde pusuya yatan, özellikle de gecenin karanlık sessizliğinde sinsice bekleyen cavanar! Canavar, çocukluğumuzun kabuslarından biriydi. Sonra büyüdük hepimiz, “hakikatle” yüzleşip birer yetişkin olduk. Ve tam da bu nedenle, çoğumuz mutsuz olduk! Çünkü zaman, çoğumuzun içindeki saf masumiyeti ve korkmadan […]
