Katlanan bir merdivenim var, sabahları kimseler görmeden sakladığım. Her gece güneş uyur uyumaz kuytudan çıkarıp aya yolculuğa yeniden başladığım. Biliyorum akıl kârı değil. Biliyorum beni aya çıkaracak merdiveni yapacak ustayı analar daha doğurmadı. Ama olsun, hoşuma gidiyor hayallerime kanat vermek. Üstelik bana yakışan “gökte kanatları kesmek için fırsat kollayanların sesine yer varsa benimkine de var!” […]
canavar
Can dostumun filizi, manevi yeğenim, bidicikken canavara “cavanar” derdi: Yatağın altına saklanan, perdenin arkasından gözetleyen, gardırobun içinde pusuya yatan, özellikle de gecenin karanlık sessizliğinde sinsice bekleyen cavanar! Canavar, çocukluğumuzun kabuslarından biriydi. Sonra büyüdük hepimiz, “hakikatle” yüzleşip birer yetişkin olduk. Ve tam da bu nedenle, çoğumuz mutsuz olduk! Çünkü zaman, çoğumuzun içindeki saf masumiyeti ve korkmadan […]
