Kırgınlıkla kızgınlık arasındaki fark nedir, bir harften başka?
Birinde kalbin kırılır, usul usul azalır can suyun, billur bardağın orta yerinden çatlayınca. Diğerinde içinde başlayan ateş bir anda tüm bedenine yaylır, sarar seni alevler, alaca bulaca. İlki sessiz, süzgün bir sarı, ikinci çığlık çığlığa, nar gibi bir kırmızı.
En çok neye yakışır bu ikisi bilir misin? Çocukların henüz göz boyamaya alıştırılamamış yüreklerine…
Doğasında sana bana dair ikisi de. Duygu duyguya bakmadan benzerler birbirine… Ne birinin gözyaşları kolay susar ne diğerinin öfkeli haykırışları! İkisi de kendinden beslenir, kolay unutulmaz kesiği, derindir.
Keşke ekmek arasına yağlı peynir gibi sıkıştırıp yiyerek yok edebilsem ikisini de! Keşke dere tepe tırmanıp yarlardan rüzgarlara salsam! Kazsam toprağı, kazsam kazsam kazsam, onları hiç bulunmayacak yerlere saklasam!
Öğrenince ki ne kadar kızlı koşsan da kaçılmaz onlardan… Derin bir nefes alsam sonunda. Kaçmak ve kuytulara saklanmak isteğimi sakince yere bıraksam. Üçümüze birer bitki çayı koysam yuvarlak masada. Kızgın kırgınlığımla kırgın kızgınlığıma bana ne söylemek istediklerini sorsam. Duysam bu kez, anlasam onları ve nihayet helalleşip onlarla arkalarından el sallasam.
