Azıcık durmuş ama içi az kurumuş bir poğaça gibi bazen hayatım. Mutfakta bir tek o var ve ben açım. Neyse ki bir kuş sütü eksik sofraların bazen ruhu soyan bedelleri olduğunu artık öğrendim. Patlayana kadar yesen de miden boş kalıyor hep, eğer ruhun boşaltılmışsa. Ve sanırım ne oluyorsa, insanların, sistemin, olayların ruhunu azar azar kemirmesinden oluyor. Kalbinin yuvası orada ama parçaları farelerin yuvasında ya da birilerinin kasasında!
Yeni yıl gelirken yeniye dair ümit dolu birkaç söz söyleyesim var. Madem adet böyle, adeti çıkaranların bir bildikleri olsa gerek diyorum kendi kendime! Öte yandan eskilerin amiyane tabirle “karla bok örtmek” dedikleri türden boş safsatalara zamanım yok, girişin anlamı bunda saklı.
O yüzden de olanı gördüğüm gibi, olduğu gibi resmedip dileklerimi onun üstüne serpiştirmek arzusundayım. Yalan yok, parlak renklerle ışıltılı görüntülerle göz boyamak, akıl bulandırmak yok.
Neyse o: Zor zamanlardan geçiyoruz. Tüm gezegen halkı olarak sallanan bir zeminde ayakta kalmaya çalışıyoruz. Kimimiz daha az kimimiz daha çok ama hepimiz alıştıklarımızın dışına çıkıyoruz, çıkarılıyoruz. Beklemediğimiz dağlara kar yağıyor. Olmaz dediklerimiz oluyor. İçinde güvende hissettiğimiz hayat baloncukları patlıyor. O nedenle de zorlanıyoruz.
Ama unutmamak gerek ki mağaralardan gelip gökdelenler inşa eden insan soyundan geliyoruz bizler. Sadece dili icat etmedik onu kullanarak felsefe denen, mantık denen, psikoloji, sosyoloji denen, insanı anlamaya odaklanan bilimler kurduk. Besteler yaptık, romanlar yazdık, türküler söyledik, destanlar yarattık.
Sıfırdan medeniyetler kurduk madem bu medeniyetler bir yerlerde darboğaza girdiğinde aranan çözüm de bizim içimizde demektir. O çözümleri hayal etmek ve hayata geçirmek de elimizde!
O niyetle yola çıkalım yeni yılda: Elimizi bizden daha talihsiz olanlara uzatalım. Kendimizle barışıp şefkate sığınalım. Empatinin bize açabileceği kapıları, pencereleri aralayalım cesurca. Yeni yaşamlara, olasılıklara imkan tanıyalım. Eski yeni, tüm dostlara sarılalım. Kendimizi, sevdiklerimizi koruyalım tamam ama bunu başkasının tavuğuna kış demeden yapmayı başaralım. Özetle, daha iyi bir dünyanın mümkün olduğuna inanalım. Şu andan başlayarak o dünyayı inşa etmeye başlayalım.
