kandırıkçı kapitalizm!

Yanlış nasihatlere kulak veriyoruz bazen. Mesela “doğanın parçasısın sen, kardeşlerinle iyi geçin” diye öğütleyen tabiat anaya kulaklarımızı tıkıyoruz. Onun yerine “o eski püskü şeyle ne yapacaksın, bak şimdi bunlar moda. Hem de özel indirimde, kaçırmaman gereken fiyata” diyen, kafamızın etini yiyen kapitalist düzenbaza kanıyoruz. O yüzdendir ki bir eşya aldığımızda edindiklerimiz onun bedeli olarak verdiklerimizin yanında pek […]

inadına pıt!

İhtimal ki “arpası fazla gelmek” ifadesi, bu lafın anlamını bilmeyenleri bir anlığına duraksatıyor! “Nasıl yani?” diye düşündürtüyor: “Çok bira içen biri mi yani? Alkolik ya da sarhoş gezen mi?” veya “Bira göbeği olan bir kişi mi?” Süre doldu ve yanıt “e) hiçbiri”! Şimdi de gelelim “yeme de yanında yat” bir besinimiz olan arpanın faydalarına: Çocukluğumda pek […]

kıyım!

Sorunlarımızın çoğu çözümünü bilmemekten değil çözümü hayata geçirmemekten kaynaklanıyor. Doğruya doğru, durum bu! Özellikle toplumlar için geçerli bir gerçek bu, bazı bireysel meseleler için de tabii. Neticede işin içine canlı girdi mi, hele de insan, konunun dallanıp budaklanması, çetrefilli salkım saçaklardan yıldızsız gecelere, ansızın kopan fırtınalardan yapış yapış sisli günlere dönüşmesi işten bile değil. Dönüşüyor […]

bir görünmezlik iksiri olarak yoksulluk

Geçenlerde, başka bir ülkede, dört sene önce UNICEF (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu) tarafından yapılmış bir sosyal deneye yeniden denk geldim. Nedense bu sefer daha çok dokundu bana. Belki salgın, yoksulluğu daha görünür ve daha yaygın hale getirdiği, düzenli gelirsizliğin ve geleceksizliğin çemberini birçoklarımız için iyice daraltıp belirginleştirdiği için… Belki tahammül edecek gücüm artığı veyahut […]

“toplumu toplum yapan çektiği ortak yastır”

Ağzına sağlık Dr. Agah Aydın’ın. İyi eğitilmiş aklına, samimiyetle akan cümlelerine, sağduyusuna, deneyimine, vicdanına, en çok da lafı eveleyip gevelemeden hakkıyla söyleyen alnından öpülesi insanlığına sağlık. Ne zamandır düşündüğüm bir konuya bilimsel bir boyut ve anlam katıverdi: “Toplumu toplum yapan çektiği ortak yastır.”  İnsanı insanı yapan çektiği acıdır gerçekten de. Bana sorsan insan ham gelir, […]

hepimiz aynı sudayız

Bugünü çalışma değil, yaşama günü ilan ettim. Bence her insan gibi ben de bunu hak ettim. Mevcut dünya düzeninde iş yaşam dengesinin adil olduğuna inananlardan değilim. Hemen herkesin insanca yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan hareketle, düşünmeden edemiyorum, iş, hayatın içine ne kadar sızıyor? Kaç kişinin mesaisi, gerçekten de mesai saatleriyle sınırlı kalıyor? Kaç kişinin bilgisayarına, […]

manzara nasıl görmeyeli?

Yıllar boyunca Amerika’nın doğu kıyısında bulunan üç farklı eyalette, irili ufaklı şehirlerde yaşadım. Hayatın cilvesi ve yaşın getirdikleri diyelim, geçici mavi yakalı işlerde de çalıştım arada, beyaz yakalı pozisyonlarım da oldu. Bu sayede süper markette pasta süsleyen arkadaşlar da edindim, dünyanın en iyi üniversitelerinde okumuş, şimdi de dünyanın en iyi üniversitelerinde ders veren hoca dostlar […]

deveye aranan diken

Dünyada sağ, popülist politikacılar bir süredir revaçta. Sanmam ama acaba hiç tanıdığınız var mı aralarında? Kaçını sayabilirsiniz bir solukta bilemem ama bu tür liderlerin sayısı az da değil. Sanki toplama kampları insanlar için değil elmalar içindi! Sanki bir tek onların utancı bütün insanlık tarihine yetmedi!  Ve bayanlar baylar, merdivenden kayanlar: Devran döndü yine benzer kafatasçı […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön