İçimde Kalacağına

mavi ve iyi kalpli

Deniz mavi. Gökyüzü mavi… Ve şimdi Amerika da mavi… En azından çoğunluğun verdiği oyların rengi mavi! Amerika’da demokratların, benim zihnimde özgürlüğün rengi! Aylardır süren bir endişe kaynağıydı seçimler Amerika’da ve nihayet bitti.

Yeni seçilen başkan, ilk konuşmasını yaptı. Ve herkesin başkanı olacağını söyledi, birlik olmanın önemini ifade etti ve benim için özellikle altı çizilesi olan bir noktayı birkaç kez vurguladı: Amerika’nın ruhunu onarma vaktinin geldiğini söyledi. Şimdi kızgınlığı, kırıcı söylemleri bir kenara koyma vakti. İyileşme zamanı dedi!

Özgür dünyanın yeni liderinden bu sözleri duymak taze bir nefes gibi… Hissedebilen, hislerini yaşayabilen, empati duyabilen birinin, hayatı yıkılmış ve yenisini kurmayı başarmış birinin bunu ifade etmesi, bu hayati vaatte bulunması ve bunun için yola çıkması! Hele de bunu böylesine güçlü bir pozisyona gelmeyi başarmış ileri yaştaki bir erkeğin yapması! Ve bunları söylemeden önce sağ kolu olarak zeki, iyi eğitimli, göçmen bir aileden gelen melez bir kadını yanına alıp onunla ekip olması…

Bu, bence adeta zamanında aya dayanan merdivenden yukarıya tüm basamakları tırmanıp aya varmak ve dünyadakilere de geride kalmasınlar diye elini uzatmak demek!

İçimde Kalacağına

Amerika büyük memleket, başarısızlıkları da kendisi ve başarıları kadar büyük… Ve vatandaşlarının seslerini duyurmak uğruna saatlerce sırada bekleyerek, oylarını önceden özenle postalayarak, inatla inançla umutla verdikleri oyla, tarihteki en büyük katılımla seçtikleri liderin önemi de büyük.

Sadece Amerika’nın değil, bütün dünyanın buna ihtiyacı vardı bana kalırsa. Yenmekten değil iyileştirmekten söz eden, kulaktan dolma bilgi kırıntıları yerine bilime güvenen, iyi kalpli liderlerin peşine düşmeye! Ve onlar kazanınca, en sonunda ümit dolu derin bir nefes almaya!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön
%d blogcu bunu beğendi: